Hasan ÇÖLMEKÇİ

Hasan ÇÖLMEKÇİ


YIKILMADI, YILMADI! ÇÜNKÜ O KEMAL ZORLU

22 Eylül 2021 - 16:47

Bir kent düşünün…
Güzel mi güzel.. Parlayan bir yıldız..
Ve bu kente yatırımlar yapan, dünyada üst düzeye gelmesi için uğraşan bir de işadamı..

Bu kenti yönetenler, bu kentin kurumları, odaları; yüzlerce insana iş kapısı açan, daha fazlasını yapmak için uğraşan o işadamına engel olur mu?

Maalesef olurmuş..

Daha önce bu tür engeller başına gelen yatırımcılar, havlu atıp ya fabrika kurmaktan vazgeçti, ya da kurduğu fabrikayı o kentten taşıdı..

Ama o yılmadı.. Üzüldü, kırıldı ama mücadeleyi bırakmadı.
Tehditler aldı, sendeledi, hastalandı.. Ama yıkılmadı.
İşte o insan Kemal Zorlu..

Babasının izinden yürüyen, babasının ahlakıyla ahlaklanan, holdingleri aracılığıyla İzmir’e yatırım üstüne yatırım yapan o Kemal Zorlu bu kente ne katkılar koydu bir bilseler, bir araştırsalar acaba yine aynı engeli çıkarırlar mıydı?



Onu bilmem ama ben size kısaca Kemal Zorlu’yu ve holdingini anlatayım..

Halen babasının adını taşıyan Mazhar Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Kemal Zorlu, Türk sporuna yarım asrı aşan bir süredir hizmet eden Zorlu ailesinin mensubu..

Holdingin büyümesinde önemli bir rol oynadı.
Ege Yıldız, Ege Plast, Ege Palas, Egepen, Ege Pam Tur gibi büyük markalar yaratan Mazhar Zorlu Holding 18 şirkete ulaştığında binlerce kişiye iş kapısı oldu.

Mazhar Zorlu Holding, bugün Ege Yıldız markasıyla Türkiye’de sektörün öncüleri arasında yer alırken, Ege Plast dünyanın bir çok ülkesine ihraç edilen ve itibar gören önemli bir marka haline geldi.
Kemal Zorlu önderliğinde, üretimde, Türkiye’de, hatta Avrupa’da bir çok ilki başaran Ege Plast ve Ege Yıldız, yıllık 85 bin ton üretim kapasitesine ulaşarak Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ndeki dev tesislerinde üretim yapıyor.
Dünya çapında birçok ödül kazanan firma, halen 400’ü aşkın çalışanıyla ülke ekonomisinde önemli bir yer tutuyor.



KEMAL ZORLU, PATRON DEĞİL BİR DOST

Mazhar Zorlu Holding’de bugün halen 40 yılı aşkın süre çalışanların bulunması, Kemal Zorlu’nun merhum babası Mazhar Zorlu’dan aldığı ‘doğruluk, dürüstlük, paylaşımcılık” mirasının doğal bir sonucu olarak görünüyor.
Öyle ki, Mazhar Zorlu Holding’i bir aile olarak gören emektar çalışanlar, “Bizler, Kemal Zorlu’yu patron değil, bir arkadaş, bir ağabey, bir dost olarak görüyoruz” ifadesini kullanıyor.

Başarının, tecrübe ve gençliğin dinamizminin birleşmesiyle geleceğine inanan 71 yaşındaki duayen sanayici Kemal Zorlu, firmada bu sentezi sağlamaya da özen gösteriyor.
Geleceğe yönelik yatırımları, emektarların tecrübeleri ve genç beyinlerin üretkenliği üzerine planlamaya çalışıyor.

GÜÇBİRLİĞİ HOLDİNG GİRİŞİMİ VE ENGELLER

İşadamı Zorlu, 1995 yılında işadamı, seyyar satıcı, esnaf, avukat, memur yani halk, 3 bine yakın ortak bir araya gelip Güçbirliği Holding'i kurdu.
Bu girişimle Türkiye'de ilk kez 'çok ortaklı model' oluşturuluyordu.
Büyük ile küçük sermaye biraraya getiriliyordu.
Zorlu ailesinin Güçbirliği'ndeki payı toplasan yüzde 4-5'i geçmiyordu ancak Kemal Zorlu, Güçbirliği'nin kurulduğu günden beri yönetim kurulu başkanıydı.
Bir yanda devletin politikasızlığı, bürokrasi ile savaşırken, bir yandan da her gün' batıyor' dedikodularına yanıt vermeye çalıştı.

Güçbirliği Holding bünyesinde, Ares Alaçatı Rüzgar Enerjisi, Ege Güç Pazarlama, Ambalaj Ve Gıda,  Ege Güç İnşaat, Kipa, Güç Enerji, Güç Yapı İnşaat, Güçbirliği Sigorta, Güçbirliği Tekstil, Güç Memba Suları, İtaş İzmir Teknopart A.Ş., İzmir Enerji A.Ş., İzmir Dünya Ticaret Merkezi şirketleri vardı.
 
Güçbirliği neden sorun yaşadı?
Buna da açıklık getirmek lazım.
Elektrik dağıtım ihalesinde Denizli-Aydın-Muğla bölgesini kazanmışlardı.
Ama Türkiye'de ihale kazanmak yetmiyor.
Sonradan anlaşıldı ki, daha önce Bakanlar Kurulu bu bölgeyi bir partiliye ikram etmiş.

O gün, bugündür hak yerini bulmadı.
Türkiye’de alternatif enerjiye yönelerek ilk kez rüzgar enerjisi yatırımı yapan Güçbirliği Holding, bu işte de karşısına çıkarılan bir çok engel yüzünden başarıya ulaşamadı.
Güçbirliği, boru hattına alternatif, taşıma doğalgaz projesini  üstlendi. O da engellendi.
Bu arada Türkiye’nin en kaliteli ipliklerini üreten, ilk organik pamuğu üreten Tire İplik Fabrikası krize girdi.
İzmir'in ikinci çok ortaklı modeli EGS sallanmaya başlayınca, EGS'nin sermayedarlarından Güçbirliği de sıkıntıya girdi.
Bu arada 1997’de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Basmane Meydanı’ndaki eski otogar alanının satışıyla ilgili ihaleyi kazanan ve üzerine düşen ödemeyi yapan Güçbirliği Holding’e, Dünya Ticaret Merkezi inşaatında çıkarılan engeller, Basmane Çukuru ‘nu yarattı.

Yani Kemal Zorlu’nun İzmir’e çağ atlatmak adına attığı bir adım daha engellendi.

Güçbirliği’nin ayakta kalması için Zorlu ailesi kendi şirketlerini sattı, sermayeye ekledi, bankalardan kredi kullandı, kaynak yarattı.
Bu sayede Güçbirliği hâlâ ayakta.

Güçbirliği Holding, 3 bin ortağıyla Türkiye'de örnek alınacak bir model. Bu modelden vazgeçilirse, bir daha kolay kolay kimse 'dayanışmanın anlam ve önemini' vurgulayamaz, başkalarını da bunun için ikna edemezdi…
Ancak engeller bu modeli sürekli baltaladı.



ALTAY VE SPOR AŞKI ÇOK BÜYÜK

Henüz 12 yaşındayken, Türkiye’nin ilk minik takımını kuran Altay’ın kaptanlığını yapan Kemal Zorlu, yine siyah-beyazlı kulübün yıldız ve genç takımlarıyla, İzmir Genç Karması’nda forma giydi.
Eğitimi nedeniyle 1967 yılından sonra futbola devam edemedi.

1977 yılında Altay Kulübü’nün Yönetim Kurulu’na giren Kemal Zorlu, yıllarca Altay’da Altyapı Sorumlusu, Profesyonel Takım Genel Kaptanı, Asbaşkan ve son olarak Yüksek Divan Kurulu Başkanı olarak görev yaptı.
1982-83 sezonunda 1. Lig’den ikinci lige düşen Altay’ın, bir sezon sonra şampiyon olarak tekrar 1. Lig’e yükselmesinde ve bir sonraki sezon yine ligde tutunmasında Futbol Şube Başkanı Kemal Zorlu’nun büyük emeği vardı.
Atletizm Federasyonu’nda Asbaşkanlık görevini de yürüten Kemal Zorlu, 22 yıl Spor Bakanlığı Merkez Danışma Kurulu üyeliğinde bulundu.

FEDERASYONDAKİ MÜCADELESİ

1992 yılında Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’na seçildi. 4.5 yıl Profesyonel, Amatör Kurul başkanlığı görevlerini yürüttü. 
O dönemde ortaya koyduğu, (Kulüplerin mali disipline kavuşması, altyapıya önem vermesi, hakemlerin baskıdan kurtarılması, kulüp yöneticilerinin eğitim alması gibi) ancak uygulama şansı bulamadığı reform paketi, aradan 29 yıl geçmesine rağmen bugün bile futbolumuzun kanayan yaralarına merhem olacak niteliktedir…

1995 yılında Türk Futbolu adına verdiği mücadele, ne yazık ki siyasi ayak oyunlarına kurban gitti.
O yıl, Türkiye Futbol Federasyonu’nda ikinci kez başkanlık koltuğuna oturan Şenes Erzik’in, göreve geldikten kısa bir süre sonra açıkladığı taktik istifanın ardından, “Yönetim kurulu olarak bizler bu görevi sürdürürüz” mesajını verdi.
Yönetimin, Kemal Zorlu’nun başkan olmasına onay vermesine ve idari mahkemenin “yasal prosedürün böyle işlemesi” yolundaki kararına rağmen, siyasilerin devreye girmesi, Erzik’in yeni bir genel kurul yapmasını sağladı.
İşte o dönem, futbolumuza kara bir leke olarak geçti…

Sadece işadamı değil hayırsever kimliği de olan Kemal Zorlu, babası merhum Mazhar Zorlu’nun kurucusu olduğu ve uzun yıllar başkanlığını yürüttüğü İzmir İl Fakirlerine Yardım Derneği’ne de halen desteğini ve yardımlarını sürdürüyor.

Kemal beyle ilgili yazacak daha çok konu var..

Sayfalar yetmez..

Bana şunu dedi…
“Artık yeni insan tanımak istemiyorum. Dost görünenlerden bıktım. Yanımda sadece saygı duyacağım insan olsun.”

Son sözüm tüm bu yaşadıklarına karşın dimdik ayakta duran bu adama engel olan ‘çok bilmiş’ yönetici, kişi, işadamı kim varsa onlara..
Siz kente hainlik ettiniz ona değil.
Yazıklar olsun size..

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Murat
    1 ay önce
    Kemal bey siz önce verdiğiniz sözleri tutun, evet güvendikleriniz size ihanet etti, ama bunun suçlusu sizsiniz, size yapılanları sizde yatırımcınıza yapıyorsunuz, madem öyle öncelikle siz halka açık şirketlerinizin yasal işlerini yapıp yeniden değerleme yapın lütfen