Reklam
Fatma BAŞALP AKÇAY

Fatma BAŞALP AKÇAY


SORUNUMUZ AHLAK

08 Temmuz 2020 - 23:46 - Güncelleme: 09 Temmuz 2020 - 12:10

Uzun zamandır kafamda cereyan eden girdabın düşündürdükleri…
Yurdumda 'Ahlak Duygusu’nun eksikliği…
Güzel yurdumdaki pek çok konunun doğrudan muhatabının, insanların içindeki ahlak duygusunun eksikliğinden ileri geldiğini düşünüyorum.

Çok güncel bir örnekten gidelim... Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasındaki patlamayı ele alalım. Şu ana kadar 7 vatandaşımız vefat etti. Allah’dan rahmet ve ailelerine sabır diliyorum…

Patlama ile ilgili haberleri izlerken havai fişek üretilen imalathanelerin fiziki durumu gözüme çarptı. Belli ki derme çatma baraka gibi yerlerde, 100’ün üzerinde işçi ile imalat yıllarca süre gelmiş. Yerleşime uzak olması pek tabi ki çevredekilerin yaşam güvenliğini düşünmek için akıllıca olmuş.

Havanın bu kadar sıcak gittiği günlerde ilk aklıma gelen; bu fişekler ısınmaz mı? Isınırsa nasıl soğutulur? Ya da serin yerde mi stoklanır? Velev ki bir kaza oldu ve alev aldılar, bunun için bir söndürme tertibatı kurulmamış mı? Ortam için sıcaklık ölçer konmamış mı?

Sorularımı artırabilirim şüphesiz..
İşletmelerin üretim risklerine göre güvenlik tedbirleri farklılaşır bildiğim... Az riskli, riskli, yüksek riskli gibi. Fakat Sakarya Valisi’nin ve hükümet yetkililerinin dediklerine göre denetimler eksiksiz yapılmış.
Peki denetimler bu kadar sahici ve olması gerektiği gibiyse bu işletmede neden 2009’dan beri patlamalar , ölümler ve çeşitli ağır iş kazaları yaşanıyor…

Son bilgilere göre iş güvenliği uzmanı, fabrika müdürü ve ustabaşları tutuklandı. Hep bildik gözaltı ve tutuklama kararları derken fabrika sahibi ve MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı Yaşar Coşkun’un da  tutuklandığını duyduk. İçimiz biraz ferahladı… Umuyorum verilecek ceza açısından “adalet” yerini bulur ve kamu vicdanı rahat eder.

***
Günümüzün önde gelen etik-ahlak alanında düşünürlerinden olan MacIntyre’nin ifadesi ile; “İnsanlar, insanın eylemleriyle, tutumları ile karşılaşır karşılaşmaz 'ahlak duygusu' içerden gören bir göz gibi güzel, hoş, çekici ve dürüst olanı; çirkin, itici , çarpık ve eğri olandan hemen o anda ayırır.”

Kul hakkı yerken, kulun yaşam hakkını elinden alırken, haksız rekabet yaparken, borcu ile övünüp alacaklının çaresiz kalmasına sebep olurken, hiçbir şey “yokmuş gibi” huzurla yastığa başınızı koyuyorken, ödemediğiniz veya düşük göstermeye çalıştığınız vergileri ödemezken, sigortasız işçi çalıştırırken, yere çöp atarken, geç saatlere kadar gürültü yaparken, arabanızı yanlış yere park ettiğinizi bile bile hak iddia ediyorken, ahbap-çavuş sistemi ile adam kayırırken, liyakata önem vermezken; işte o “ahlak duygusu” ile bakışınızı değiştirmenizi dilerim…
 
Aydın-Denizli Otoyol İhalesi    
İzmir-Aydın Otoyolu’nun devamı olarak projelendirilen Aydın-Denizli Otoyolu’nun ihalesi  3 Temmuz tarihinde yapıldı. Amaç; İzmir’den  Antalya’ya kadar dur-kalk yapmadan kesintisiz ve konforlu bir ulaşım sağlamak.
İhaleye 5 adet firma katıldı. Teklifler aşağıdaki gibi:

ERG İnşaat-Met-Gün İnşaat-11.903.752.502 TL
Özaltın İnşaat-9.523.163.542 TL
Limak İnşaat-8.928.167.142 TL
Makyol İnşaat-6.607.801.527 TL
Fernas İnşaat-8.776.809.037 TL

Yolun şu anki hali İzmir-Aydın-Nazilli-Denizli-Burdur-Antalya hattı oldukça çok kullanılıyor. Bu bölgeler ülkemizin batı turizm hattını da oluşturduğu için gerek bayramlarda gerekse yaz tatillerinde aşırı uzun konvoylara tanık oluyor.
Ayrıca bu yol; pek çok fabrika, iş yerleri, mermer ocakları gibi önemli ve yoğun üretim yerlerinin de lojistik hattını oluşturuyor.  

Örneğin; Aydın’dan Denizli’ye gideceksiniz… Yolda zaten irili ufaklı yerleşim yerleri olduğu için çok fazla trafik lambası var. Ayrıca tarım arazileri de yoğun olduğu için traktör, biçerdöver gibi tarım makinaları ile de trafikte karşılaşmak zorunda kalıyorsunuz.

Ve bence en riskli olanları; mermer blokları taşıyan TIR'lar ve İzmir Limanı’na konteyner taşıyan araçlar…
Ve tabi ki, bu kadar trafiğin yoğun ve ağır olduğu bu şehirlerarası yolda kazalar olmuyor değil…Kısa mesafe gitmeniz gereken bir belde için çıktığınız yolda kırk defa sağınıza solunuza bakarak ilerlemek zorunda kalıyorsunuz. Neden mi?

Çünkü her an bir tır’ın teki son gaz gelip sizi –aracınızda, traktörünüzde veya bölgede çok sık kullanılan motorsiklet üzerinde-  bulabilir!

Turizm açısından önemli bir hat olduğunu söylemiştim, ayrıca antik kentler anlamında da oldukça zengin arkeolojik alanları içinde barındırıyor. Efes, Nysa, Afrodisias, Hierapolis, Laodikya antik kentleri gibi.

Senelerdir bölgeye gelen devlet büyüklerimizin dilindedir bu yolun ihalesi fakat bir türlü  sonuçlandığı günü göremedik.. Artık bu ihalenin bir oy kapısı olarak değil de gerçekten vatandaşa hizmet olarak düşünülüp, bir an evvel yapılmasını umut ediyorum…
Artık başlansın lütfen…

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum