Mehmet Asil YILMAZ

Mehmet Asil YILMAZ


KİTAP DOSTLARINA SELAM OLSUN (2)

15 Haziran 2021 - 14:15

Giden gelmez; günler, dostlar, fırsatlar…
Geriye çağırabildiklerimiz, zihnimize kaydettiğimiz anılarımızdır.
Onlar bizi, biz istemesek de sık sık ziyaret eder. Her seferinde kendine biraz daha çeki düzen vermiş olarak, değişerek, dönüşerek, süslenerek, davet beklemeden, çat kapı... Gidişleri de geldikleri gibidir.
Zengin kalkışı yaptığı da olur, ev sahibini bıktıranı da…


Mutluluk dolu anlar ve anılar kısacık gelir. Belki gerçekten kısadır. Ama herkesin yaşamı mozaik gibidir. Kırılmalar çoktur, renkler de.
Hayat bir mozaik bütünüdür.
Bakmasını bilene detaylar verir. 

Goethe’nin Faust’u, yaşamaya değecek tek bir an için ruhunu ortaya koymuştur. Beyin bir zaman makinesidir. Hızına asla ulaşılamayacak bir zaman kapsülü…
Ne zaman, nereye, nasıl sıçrar, oradan hangi anıları uyandırır, bilemediğimiz bir zaman kapsülü.
Tepemizde bekler, uçuşa hep hazırdır.
Komut almaz, komuta uymaz.
İsterseniz deneyebilirsiniz.
Bugünü yaşadığına inansan da direksiyon anıların emrindedir. O yönlendirir, sevindirir, güldürür, hüzünlendirir…


İbrahim Rıfkı Boynukalın’ın ifadesiyle bu kitap “Karaman’ın yakın döneminin tarihidir. Okulların, öğretmenlerin, mahalle ve sokakların, arkadaşların, işyerleri ve esnafın isimlerinin koruma altına alındığı bir eser olarak değerlendirilmelidir. Bu eserdeki anılar, hızla değişen dünyamızdan kaçırıp bir korunaklı alana taşıdığımız değerli eşyalar gibidir. Karaman’ın değerlerinin unutulmamasının en başta gelen yolu, anıların sahiplenilmesidir. Anı Bisküvi, şehrimizin kültür mirasına sahip çıkma bilinciyle benzeri yayınlarını sürdürme niyetindedir.”
Kitabın önsözünde belirttiğim şuydu..
Çünkü hatıralar kuşlar gibi/Dal ister konacak… 

Anı Bisküvi, bir dal uzattı. Bu dalda şimdilik bu isimler yer buldu. Karaman’ın insan hazinesinden seçilmiş sınırlı sayıda kişinin anılarına yer verildi. Bu kitap Nuh’un gemisi değil, bir küçük tekne. Karaman’ın engin anılar denizinde sefere çıkan bir teknede ancak bu kadar yolcuya yer bulunabildi. İnşallah önümüzdeki yıllarda yeni isimlerle yeni kitapları da okuruz. Neden olmasın. Edip Cansever ne demiş: İnsansız anı yoktur. Var mıdır?

Bu yazıya hangi şarkı eşlik eder, bu yazı hangi şarkıyla okunur?
Yanıtını 
Bülent Aksoy’dan almak gerekir. Belki Bekir Aksoy, “Toprak Damlı Evlerin Çocukları II”yi değerlendirdiği bir yazısında en güzel şarkıyı seçer.
Benim önerim, 
Lemi Atlı’nın Sultani Yegah eseri. Melihat Gülses yorumuyla.

Andıkça geçen günleri hasretle derinden
Virân oluyor gönlüm ilâhi kederinden
Bak yâreledin kalbimi en gizli yerinden
Virân oluyor gönlüm ilâhi kederinden.”

Ankara’daki yaşayan hemşehrilerimiz “Toprak Damlı Evlerin Çocukları II” kitabını, Ankaramander-KAREV’den ücretsiz alabilirler.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum