Mehmet Asil YILMAZ

Mehmet Asil YILMAZ


KİTAP DOSTLARINA SELAM OLSUN (1)

14 Haziran 2021 - 13:01

Anı Bisküvi, “Karaman’a her yıl bir kitap hediye etme geleneği”ni bu yıl da sürdürdü. “Yunus Emre’nin 700. Ölüm Yıldönümü ve 744. Türk Dil Bayramı” armağanı olarak İbrahim Rıfkı Boynukalın’ın hazırladığı “Toprak Damlı Evlerin Çocukları II” kitabı, bir “Şehir Albümü”.
Karaman’a ait portreler, cadde ve sokaklar, evler, yollar, camiler, parklar, düne ait ne varsa bir fotoğraf makinesinden çıkmış s/b kareler gibi, kalemle ifade edilen anılardan örülü bir şehir albümü.

İçinde çocukluğun ve gençliğin acemiliklerini, heyecanlarını, coşkularını taşıyan bir albüm.
50-60 yıllık anıların sökün edip kendilerine yer açtığı bir albüm…
Hiçbiri hayatta olmayan annelerin, babaların, amcaların, halaların, teyzelerin, dayıların, dedelerin, büyükannelerin, komşu büyüklerin flulaşmış, görüntüleri kaybolmaya yüz tutmuş anılarından izler taşıyan bir albüm.

312 sayfalık kitapta, 42 kişi yer alıyor.

Bu kişiler, kendi çocukluk ve gençliklerini, yaşadıkları veya hayalini kurdukları Karaman’ı kendi bakış açılarıyla yazdılar.
Kitabın editörlüğü bana kısmet oldu. İbrahim Rıfkı Boynukalın, “
Yayın İçin Birkaç Satır” başlıklı girişte, şöyle yazmış:


Gördük ki ne hastalık ne salgın, hiçbiri insanın anılarını yok edemiyor. Üstelik böylesi dönemlerde anılarımız bizi dinç tutuyor, ayakta durmamızı sağlıyor.
Türk Dilinin Başkenti Karaman’ın yakın geçmişini, yalın ve içten ifadeler içeren anılar eşliğinde kayda geçirelim istedik. Bu kitap bir döneme ayna tutacaktır. Bu kitap, bir şehrin bir dönemini farklı kişi, farklı meslek ve farklı bakış açısıyla sunma imkânı verecektir. Ama anıların tamamını okuyunca, bir şehrin aynı kelimelerle büyüdüğünü, aynı duygularla nefes alıp verdiğini ve bağrında yetiştirdiği her bireyinin bu şehre sevgi hissiyle dopdolu olduğuna tanıklık edeceksiniz.

Kitapta, Ahmet Güvenek (Makine Mühendisi- İş İnsanı), Abdulkadir Aydın (Mali Müşavir), Ahmet Mısırlıoğlu (Şair-Yazar), Ahmet Tek (Gazeteci-Yazar), Akif Eyler (Öğretim Üyesi-Profesör), Ali Güler (Tarihçi), Ali Özkaraman (Elektronik ve Haberleşme Mühendisi-Yönetici), Ali Atalay Tarhan (İnşaat Mühendisi-İş İnsanı), Bekir Arı (İnşaat Yüksek Mühendisi), Bilgehan Güven (İstatistik-Matematik-Öğretim Üyesi Profesör), Bülent Aksoy (Öğretim Üyesi-Çevirmen-Yazar-Müzikolog), Celalettin Ölmez (İş İnsanı), Cemalettin Taşkıran (Öğretim Üyesi-Profesör), Cemil Şenalp (Kurmay Albay-Öğretim Üyesi), Durmuş Gençer (Vali), Eyup Bağcı (Ayakkabıcı), Mahmut Feridun Erdoğdu (Mimar), Halil Gümüş (Çocuk Hastalıkları Doktoru), Hasan Koçak (Muhasebeci-Yönetici-İş İnsanı), Hadi Kayserilioğlu (Yönetici- İş İnsanı), Hatay Üyetürk (Avukat), Hikmet Çetinkaya (İnşaat Mühendisi-Yönetici), Kenan Aykoç (Bankacı), Kutsi Pembeci (İdareci), Mahmut Yavuz (Profesör), Mehmet Asilyılmaz (Profesör), Mehmet Karaman (İnşaat Mühündesi- İş İnsanı), Murat Ay (Müzisyen-Yapımcı), Musa Kazım Çağlar (Profesör), Mustafa Ekiz (Emekli Binbaşı), Mustafa Göncü (Reklamcı), Mustafa Şahin (Profesör-YÖK Denetleme Kurulu Üyesi), Nazmi Irgat (Sendikacı), Nefise Eriş Ersoy (İş İnsanı), Nuran Ünver Ay (Bilim İnsanı-Profesör), Nurten Abacı Utku (Hukukçu-Yargıtay Üyesi), Ömer Üre (Öğretim Üyesi-Profesör), Ömer Yerci (Profesör), Recep Onaran (Emekli Hakim-Avukat), Ali Şenol Çelebi (Doktor), Tahir Emre (Profesör), Ülgen Zeyneloğlu (Doktor) Karaman’la ilgili anılarını paylaştılar.

Bu kişilerin parantez içine alıp yazdığım meslekleri sizleri yanıltmasın.
Bu meslekleri ben yazdım. Yoksa onların her biri yazdığım meslek dalına sığmayacak çapta değerli kişilerdir.
Örneğin 
Bülent Aksoy; Meslek hanesine ne yazacağımı bilemedim. Siz kendiniz okuyup kararınızı öyle verin.
Örneğin 
Mustafa Şahin; Tokat Üniversitesi eski Rektörü, cerrah, bilim insanı, hoca, eser sahibi ve daha fazlası.


Örneğin Mahmut Yavuz; Kardeşimin arkadaşı, arkadaşımın kardeşi. Onu tanıtmak için ayrı bir yazı yazmak gerekir.
Ömer Yerci
, yıllar öncesinden bir güzel insan. Kapısı Karamanlılara ve dostlarına hiç kapanmayan bir gönül dostu.
Örneğin 
Bilgehan Güven, Cemil Şenalp, Mehmet Asilyılmaz, Tahir Emre, Mustafa Göncü. 
Bunların mesleklerini parantez içine alırken elim titredi.
Hatırlar mı bilmem, bana ilk hediye kitabı getiren kişidir 
Tahir Emre
Örneğin 
Ömer Üre; Ev arkadaşım, can dostum. Mesleğini kazanmadan bizim psikoloğumuz, mekanikçimizdi… Omar ağamızdı... Parantez içinde profesör yazmama bozulmuştur, saçları dikleşmiştir. Olsun, benim saçım da kalmadı.
Örneğin 
Eyüp Bağcı: Karaman’ın en güzel abisi, sanatçı ruhlu insan, sanatçı babası, nezaket timsali… Kimlere babalık etmiş, kimlerin halini hatırını sormuş, bir bilseniz, gidip elini öpmekten kendinizi alamazsınız.
Örneğin 
Mehmet Karaman ve Nazmi Irgat; Ankara’daki dost halkamın en sağlam zincirleri…
Örneğin 
Ahmet Güvenek, Abdulkadir Aydın; Yıllardır görmesem de nezaketli ve candan halleriyle gözümün önündedirler. Bir dönem biri meslektaşım, diğeri hocam…


(Sizleri sıkmamak için, yazıya boğmamak için 2. bölüm yarın)

YORUMLAR

  • 0 Yorum