Su Konferansı'nda İzmir'in su yönetimi tartışıldı
İzmir’de düzenlenen Su Konferansı’nda kentlerin artan kuraklık, iklim değişikliği ve nüfus baskısı altındaki su yönetimi ele alındı. “Kentlerde Su” başlıklı oturumda konuşan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, alınan tasarruf önlemleri sayesinde kentin su arzının yaklaşık yüzde 30’unun sağlandığını belirterek, “Bu adımlardan biri bile geç atılsaydı Tahtalı Barajı’ndaki su tamamen tükenebilirdi” dedi.
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Borsası ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından düzenlenen Su Konferansı kapsamında gerçekleştirilen “Kentlerde Su” başlıklı oturumda, iklim değişikliği, azalan yağışlar ve artan nüfus baskısı altında kentlerin su yönetimi tüm yönleriyle ele alındı. Oturumda, ulusal su verimliliği politikaları, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve İzmir’in mevcut su arzına ilişkin dikkat çekici veriler paylaşıldı.
Oturumun moderatörlüğünü İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Gündüz üstlenirken; Tarım ve Orman Bakanlığı Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Swissotel Büyük Efes İzmir Genel Müdürü Rıza Elibol ile Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş konuşmacı olarak yer aldı.
“İZMİR’DE SUYUN YÜZDE 74’Ü KUYULARDAN”
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İzmir’in mevcut su arz tablosunu çarpıcı verilerle ortaya koydu. Kentte ortalama su ihtiyacının saniyede 7 bin 500 litre olduğunu, sabah ve akşam saatlerinde bu ihtiyacın 8 bin 500–9 bin litre/saniyeye kadar yükseldiğini belirten Erdoğan, yalnızca günlük ortalamanın değil pik saatlerdeki talebin de karşılanması gerektiğine dikkat çekti.
Barajlardaki doluluk oranlarına değinen Erdoğan, Gördes ve Balçova barajlarının yüzde 0, Tahtalı Barajı’nın yüzde 1, Kutlu Aktaş Barajı’nın yüzde 4, Ürkmez Barajı’nın ise yüzde 7 seviyesinde olduğunu aktardı. Güzelhisar Barajı’ndaki doluluğun yüzde 41 olduğunu ifade eden Erdoğan, “İstanbul’da içme suyunun yüzde 98’i, Ankara’da yüzde 99’u barajlardan sağlanıyor. İzmir’de ise bu oran yüzde 26’ya düşmüş durumda. Kentin suyunun yüzde 74’ü kuyulardan karşılanıyor” dedi.
KAYIP-KAÇAKTA İYİLEŞME
İZSU’nun kayıp-kaçakla mücadelede önemli ilerleme sağladığını vurgulayan Erdoğan, kent genelinde kayıp-kaçak oranının yüzde 25,80’e, kent merkezinde ise yüzde 24,80’e düşürüldüğünü söyledi. Son bir yılda yaklaşık yüzde 2,3’lük bir iyileşme sağlandığını belirten Erdoğan, gece saatlerinde uygulanan kontrollü kesintilerin bu sonuçta etkili olduğunu ifade etti.
YER ALTI KAYNAKLARI KRİTİK ÖNEMDE
İzmir kent merkezinin yaklaşık üçte birinin Sarıkız–Göksu kaynakları ve Halkapınar kuyularından beslendiğini aktaran Erdoğan, açılan ve yenilenen kuyular sayesinde 6,6 milyon metreküp ilave içme suyu sağlandığını kaydetti. Halkapınar’da terfi kapasitesinin 1.000 litreden 1.500 litre/saniyeye çıkarıldığını belirten Erdoğan, buradan alınan su miktarının yüzde 55 artırıldığını söyledi.
“ALINAN ÖNLEMLER TAHTALI’YI KURTARDI”
Kuraklık riskinin erken öngörüldüğünü belirten Erdoğan, nisan ayı itibarıyla park ve bahçe aboneliklerinin iptal edildiğini, kademesiz aboneliklerin tamamında kademeli tarifeye geçildiğini ve yaz aylarında gece kesintilerinin uygulamaya alındığını anlattı. Bu önlemler sayesinde 14,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandığını vurgulayan Erdoğan, 2024 ve 2025 Ağustos ayları karşılaştırıldığında kent merkezinde su tüketiminin yüzde 16 azaldığını söyledi.
Erdoğan, “Bugün kentte sağlanan suyun yaklaşık yüzde 30’u bu önlemler sayesinde mümkün oldu. Bu adımlardan biri bile geç atılsaydı Tahtalı Barajı’ndaki su tamamen tükenebilirdi” diye konuştu.
“NÜFUSTAN KAYNAĞA DOĞRU DÜŞÜNMELİYİZ”
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz ise iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışları ve yağışlardaki azalışın, yüzyılın sonuna doğru su kaynaklarında ciddi kayıplara yol açacağını belirtti. Su yönetiminde bakış açısının değişmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, “Artık sadece kaynaktan nüfusa değil, nüfustan kaynağa doğru da düşünmek zorundayız. Kentsel su yönetimi kaynağın korunmasıyla başlar” dedi.
“BETONLAŞMA SUYA ULAŞIMI ENGELLİYOR”
Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, kentlerdeki su sorunlarının yalnızca iklim değişikliğiyle değil, yanlış şehircilik politikalarıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Güneş, “Kentleri betonlaştırdık. Yağmurun toprağa ulaşmasını engelledik. Bu durum hem sel riskini artırıyor hem de yer altı su kaynaklarını zayıflatıyor” ifadelerini kullandı.
“TURİZMDE SUYU KORUMANIN ANAHTARI MİSAFİR DAVRANIŞI”
Swissotel Büyük Efes İzmir Genel Müdürü Rıza Elibol ise turizm sektöründe su verimliliğinin tesis yönetimi kadar misafir davranışlarıyla da ilgili olduğunu belirtti. Otellerinde uyguladıkları teşvik sistemini paylaşan Elibol, havlu ve çarşaf değişimini tercih etmeyen misafirlere puan verildiğini ve bu puanların ACCOR grubunun dünya genelindeki otellerinde kullanılabildiğini anlattı.
“MESELE SADECE SU DEĞİL, YAŞAMIN KENDİSİ”
Konferansın kapanış konuşmasını yapan doğa ve çevre programları yapımcısı Güven İslamoğlu ise su krizinin yalnızca teknik bir altyapı meselesi olmadığını vurguladı. İslamoğlu, “Bu gezegen canlı bir gezegen. Su da, hava da, toprak da sınırlı. Biz yeni bir şey yaratmıyoruz, sadece dönüşümü izliyoruz. Bu denge bozulduğunda mesele sadece susuzluk değil, yaşamın kendisi olur” dedi.







YORUMLAR