Ezber bozan bir döneme giriyoruz

TÜGİAD Ege Şubesi’nin başlattığı “Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış” toplantı serisinin ilk konuğu Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen oldu. Küçüközmen, küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı yeni dönemde İzmir iş dünyasına stratejik yol haritası sundu.

Ezber bozan bir döneme giriyoruz
07 Ocak 2026 - 11:48 - Güncelleme: 07 Ocak 2026 - 11:55

Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Ege Şubesi, ekonomi dünyasındaki gelişmeleri çok yönlü ele almak amacıyla “Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış” başlıklı yeni bir sohbet serisi başlattı. Serinin ilk toplantısı, İZQ Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Finans ve ekonomi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen’in konuk olduğu etkinlikte, küresel ekonomik görünüm, riskler ve fırsatlar kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Toplantıda, genel ekonomik kabullerin ötesine geçilerek küresel raporların perde arkasındaki dinamikler ele alındı. Prof. Dr. Küçüközmen, Merkez Bankalarının dahi yol haritalarında belirsizlik yaşadığına dikkat çekerek, iş dünyasının ezberleri bozması gerektiğini vurguladı.

“Rakamların ötesine bakmak zorundayız”

Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜGİAD Ege Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Korkmaz, ekonomiyi tek bir pencereden değil, farklı bakış açılarıyla değerlendirme ihtiyacından yola çıkarak bu seriyi başlattıklarını ifade etti. Korkmaz, “Günümüzde ekonomiyi anlamak sadece rakamlara bakmakla mümkün değil. Küresel trendleri, davranışsal dinamikleri, finansal piyasaları ve reel sektörü birlikte okumak zorundayız” dedi.

Belirsizliklerin ve küresel risklerin arttığı bir dönemde analitik bakış açısının her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurgulayan Korkmaz, TÜGİAD olarak genç iş insanlarının doğru bilgiye ve güncel analizlere ulaşmasını önemsediklerini dile getirdi.

“Genel kabullere inanmayın, her şey farklı olabilir”

Sunumunda 2025 ve 2026 yıllarına ilişkin küresel ekonomik çerçeveyi ele alan Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi uluslararası kuruluşların öngörülerini kendi değerlendirmeleriyle karşılaştırdı. Küçüközmen, “Genel kanı küresel büyümenin yavaşlayacağı yönünde. Ancak bu kabullere hemen inanmayın, her şey çok daha farklı gelişebilir” uyarısında bulundu.

Enflasyonun birçok gelişmiş ekonomide gerilediği yönündeki değerlendirmelere temkinli yaklaşan Küçüközmen, “Yapışkan fiyat bileşenleri politika belirsizliği yaratmaya devam ediyor. Normalleşmeden söz ediliyor ancak başta Merkez Bankaları olmak üzere kimse ne yapılması gerektiğini tam anlamıyla bilmiyor” ifadelerini kullandı. Enerji ve emtia piyasalarına da değinen Küçüközmen, “Masal aynı, sadece aktörler değişti. Artık başrolde kritik mineraller var” dedi.

İzmir için stratejik fırsat: Çin Artı Bir ve dijitalleşme

Küresel ticaretteki eksen kaymalarına dikkat çeken Küçüközmen, Çin ekonomisinin yeniden yapılanma sürecinde olduğunu ve ihracat ile teknolojiye daha fazla ağırlık verdiğini belirtti. Tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde “Çin Artı Bir” stratejisinin önem kazandığını vurgulayan Küçüközmen, bu yaklaşımın Türkiye ve özellikle İzmir için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

İzmirli sanayicilere dijitalleşme, ihracat ve sürdürülebilirlikten oluşan üç ayaklı bir strateji öneren Küçüközmen, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyumun artık bir tercih değil zorunluluk olduğunun altını çizdi. Özbekistan ve Mısır’ın Türk firmaları için tekstil, gıda, inşaat ve lojistik alanlarında ciddi potansiyel barındırdığını da sözlerine ekledi.


YORUMLAR

  • 0 Yorum