Türkiye’de Uşak Kışladağ ve İzmir Efemçukuru madenlerini de işleten Kanadalı Eldorado Gold adlı altın şirketinin alt kuruluşu olan Tüprag Madencilik’e, Emirdağ’da 13 bin 640 dekarlık alanda maden arama ruhsatı verildi. Sondaj çalışmalarına başlanan Emirdağ’da ayrıca 3 maden firması daha benzer şekilde altın, gümüş ve bakır gibi maden arayacak. Mera ve yayla olarak kullanılan dağın Bolvadin sınırında da 8 bin dekarlık bir başka arama ruhsatı daha verildiği ortaya çıkarken bu durum tepki çekti.
KANADALI FİRMA EMİRDAĞI YAYLALARINDA ALTIN ARIYOR
Tüprag firmasına 2018’de verilen arama izninin süresi 16 Ekim 2020 tarihinde dolacak. Bu bölgedeki arama sonuçları verimli çıkarsa ardından maden çıkarma işlemine başlanacak ve Türkiye’nin birçok bölgesinde olduğu gibi Emirdağ yaylalarında da iddiaya göre siyanür havuzları kurulacak.
![]()
FİRMALAR SIRAYA GİRDİ
TÜPRAG dışında Emirdağ’da altın, gümüş ve bakır gibi madenlerin aranması için 3 ayrı firmaya daha arama ruhsatı verildi. Ayme Madencilik, Ay Jeofizik ve Jeotermal Madencilik, Aydın Madencilik gibi firmalara verilen arama ruhsatlarını toplam büyüklüğü yaklaşık 8 bin 143 hektarı (81 bin dönüm) buluyor. Bu oldukça büyük bir alanda arama yapılacağı anlamına geliyor. Ayrıca Emirdağlarını yayla olarak kullanan Bolvadin sınırlarında da 802 hektarlık maden arama ruhsatı verildiği öğrenildi. Arama ruhsatlarının süreleri 2020 ile 2022 arasında değişiyor.

İLÇE HALKI TEPKİLİ, YAYLALARIN KORUNMASINI İSTİYOR
Yerel halka konuyla ilgili bilgi verilmeden, görüş alınmadan dayatılan bu tür vahşi madencilik uygulamalarına ise tepkiler her geçen gün artıyor. Emirdağ bölgesindeki mermer ve taş ocakları zaten büyük bir tahribata neden olurken siyanürlü altın madenciliği girişimleri ise bardağı taşırdı. İlçe halkı girişimin durdurulmasını ve yaylaların korunmasını talep ediyor.
![]()
YÖRÜK DERNEĞİ BAŞKANI ALTINTAŞ: ‘EMİRDAĞ HAYVANCILIK MERKEZİ’
Bölgedeki madencilik girişimi konusunda görüşüne başvurduğumuz Afyonkarahisar Oğuz Boyu Yörükler ve Türkmenler Derneği Başkanı Şakir Altıntaş’ın tepkisi ise oldukça sert. Kentteki hayvancılığın önemine işaret eden Altıntaş, şunları söyledi:
“Ben Emirdağlarındaki bu girişime çok tepkiliyim. Yörük Türkmen Derneği Başkanı olarak çok üzgünüm. Kaz Dağlarına da gittim, Toroslardaki yaylalara da gittim. Karadeniz’deki yaylaların harap edilişini de gördüm. Biz her durumda dağlarımızın tahrip edilmesi karşısında tepkimizi gösterdik. Dernek olarak tavır aldık. Emirdağ bölgesinde çok önemli bir hayvancılık ve tarımsal üretim var. Yalnızca Emirdağ’ın değil, Bolvadin’in köylerinin bir kısmı da bu dağlarda hayvancılık yapıyor. Bu yaylalar mera alanı. Bizim büyükşehir yasası çıkarılırken en çok karşı çıktığımız nokta burasıydı: Büyükşehir yasasının çıkarılma nedenlerinden biri de meraların kolayca elden çıkarılmasıydı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin köy kanunları vardı ve buna göre meralar asla işgal edilemez, el konulamaz, tarıma açılamaz ve satılamazdı. Sahillerdeki meraları otellere ve konutlara, yaylalardaki meraları ise madencilere peşkeş çekmek için büyükşehir yasasını çıkardılar ve köyleri mahalleye dönüştürdüler.
![]()
‘MADENCİLİK TARIM VE HAYVANCILIĞI MAHVEDER’
Emirdağları yaylalarının bu şekilde bir madenciliğe açılması sadece dağlardaki hayvancılığı değil, ovadaki tarımsal üretimi de mahveder. Çünkü burada üç tane baraj var ve bu barajlardan tarımsal sulama yapılıyor. Türkiye için Çukurova ve Polatlı ovaları neyse Emirdağ ovası da odur. Burası önemli bir hububat üretim merkezidir. O madenlerin zehri bu barajlara akacak. Bu barajlarla sulanan bitkiler kanserojene dönüşecek. Bir süre sonra da topraklar zehirlenecek. Emirdağ’ın tarımı mahvolacak. Son zamanlarda Şuhut’ta toprak zehrinden dolayı patates ekimi yasaklandı. Şimdi Emirdağ’da patates üretimi yapılıyor, yazık olacak.”
‘DAĞLARIN TAMAMINI ŞİRKETLERİN İŞGALİNE AÇACAKLAR’
Emirdağ ve Bolvadin’de yaklaşık 30 köyün madenciliğe açılan yaylaları kullandığını ve buralarda hayvancılık yaptığını dile getiren Altıntaş, “Burada yurt dışından memleketine dönüp hayvancılık yapmaya başlayan insanlar var. Oysa madencilik için verilen ruhsatların büyüklüğüne baktığımızda geniş bir alanı kapladığını görüyoruz. Neredeyse dağların tamamını şirketlerin işgaline açacaklar. Bu şirketler sadece ruhsat sahasıyla sınırlı kalmıyor ne yazık ki, yayıldıkça yayılıyorlar. Bu girişim durdurulmazsa Emirdağ’ın hayvancılık ve tarımsal üretimi biter. Üç yıl sonra Emirdağ’da hayvancılık yapacak bir tane insan bulamazsınız. Emirdağlarındaki siyanürlü madencilik girişimine izin verilmemesini istiyoruz. Çünkü Emirdağları bizim için, Türkiye için mutlaka korunması gereken bir alandır.”

‘RUHSATLAR İPTAL EDİLMEZSE ÇADIRLARIMIZDA NÖBET TUTACAĞIZ’
“Bu ruhsatların derhal iptal edilmesi gerekiyor” çağrısında bulunan Afyonkarahisar Oğuz Boyu Yörükler ve Türkmenler Derneği Başkanı Şakir Altıntaş, “Eğer iptal edilmezse Yörük-Türkmen dernekleri olarak Emirdağlarında çadırlarımızı kurup burada nöbete duracağız. Bizi engellemeye çalışacaklar, bunu biliyoruz ama her koşulda bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. (Kaynak: Yusuf Yavuz)
Yorumlar
Kalan Karakter: