• Reklam

"Beklenen İzmir depremi için dayanıklı binalar yapalım"

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir şubesi, hazırladığı deprem raporunda kentin yapı stoğunun çıkarılarak beklenen İzmir depremine hazırlıklı olunması gerektiği belirtildi.

"Beklenen İzmir depremi için dayanıklı binalar yapalım"
10 Aralık 2020 - 19:43

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İzmir Şubesi, İzmir açıklarında 30 Ekim'de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremle ilgili bir rapor yayımladı.

Rapora göre, özellikle Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka ilçelerinde yapısal hasarlar meydana geldi, bazı yapılar çöktü, can kayıpları oluştu. Bunun dışında Karaburun yarımadasındaki bazı köylerde eski yığma taş binalarda hasarlar oluştu. 

Depremin hemen ardından başlayan hasar tespit çalışmalarında Bayraklı ilçesinde depremde çöken binaların çevresindeki binalar ayrıca incelendiği belirtilen raporda, civar konumda bulunan binaların hasar düzeylerinin de gözlemsel olarak değerlendirildiği söylendi. 

İMO, kamu kurumları ve halkın bilinçlenmesi ile olası felaket senaryolarının gerçekleşmesinin önlenmesi adına konunun takipçisi olacağını duyurdu.

'12 binada arama-kurtarma çalışmaları yürütüldü'

Raporda özetle şu bilgilere yer verildi: 

"Deprem hasarı alan binalar arasında 12 adet bina tamamen veya kısmen göçmüş ve bu binalarda arama-kurtarma çalışmaları yürütülmüştür. Bu depremin sonucunda özellikle Bayraklı ilçesinin körfeze yakın derin alüvyal çökellerde yer alan binalarda yapısal hasarın gelişmesinin en büyük sebebi, Geoteknik Deprem Mühendisliği kapsamında değerlendirdiğimiz basen etkisi* olduğunu söylemek mümkündür. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yaptığı çalışmalarda il genelinde 500 civarı binada ağır hasar meydana geldiği veya acil yıkılması gerektiği raporlanmıştır. Saha gözlemlerine göre raporlanan bu binaların büyük bir kısmı gerçekten bu depremden kaynaklı ağır hasar almış olmakla birlikte, bir kısım binanın yapısal olmayan elemanlarda oluşan (iç ve dış duvarlar, parapet duvarları vb.) ağır hasarlar neticesinde etiketlenmiş oldukları anlaşılmaktadır.

ARA BAŞLIK: Lüks binalarda da hasar gözlendi

Diğer taraftan bazı yeni binalarda da ağır bölme duvar hasarları gözlenmiştir. Bayraklı ilçesinde mühendislik hizmeti almış 6 ila 11 katlı, yapı kullanım kalitesi bakımından lüks kategorisinde sayılabilecek yapılarda bu seviye depremlerde beklenmeyecek ölçülerde bölme duvar hasarı gözlenmiştir. 

Bayraklı ilçesinde 8 adet bina bir veya iki katı üzerine çökmüş veya kısmi göçmüştür: Karagül Apt, Yılmaz Erbek Apt. B Blok, Barış Sitesinin C Blok, Barış Sitesinin B Blok, Barış Sitesi D Blok, Cumhuriyet Sitesi C Blok, Cumhuriyet Sitesi B Blok, Egemen Apt A Blok 

Bayraklı ilçesinde toplam 4 adet bina tümüyle göçmüştür: Rıza Bey Apt., Yağcıoğlu Apt, Emrah Apt., Doğanlar B Blok 

'Hasara yön veren ana unsur dükkanlar'

Rıza Bey apartmanının yapısal sistemi dışarıdan incelendiğinde tüm dış cephenin kapalı çıkmalar ile çevrildiği ve zemin katın dükkânlardan oluştuğu görülmektedir. Zemin katı üzerine çöken binalarda ise hasara yön veren ana unsur, bina zemin katlarındaki dolgu duvarların otopark, dükkân vb. amaçlarla boşaltılmış olması olarak görünmektedir. Ağır hasarlı binalarda, yaygın olarak zemin katlardaki dolgu duvarların kaldırılarak dükkân ya da süpermarket olarak kullanıldığı belirlenmiştir 

'Beklenen İzmir depremine dayanıklı yapılar oluşturulmalı'

Odanın tespit ve önerileri ise şöyle:

Saha gözlemlerinde kent merkezinde sıvılaşmaya bağlı bir taşıma gücü ve oturma problemine rastlanılmamıştır. Ancak olası İzmir depremi gerçekleşir ise beklenen ivme değeri bu değerin yaklaşık dört katı olacaktır. Bu kapsamda sıvılaşmaya bağlı yapısal hasarların oluşması ayrıca beklenmektedir. Yapılacak sondaj çalışmalarının içerisinde konu özel bir öneme sahip olup yeterli çalışmalarının konunun uzmanları tarafından ortaya konması gerekmektedir.

Özellikle yer bilim uzmanlarının ve bu bilim dalları ile yapı tasarımı arasında oluşturulan köprünün vazgeçilmez kısmı olan “Geoteknik Deprem Mühendisliği”nin yadsınması, yok sayılması, Geoteknik Rapor’un, konusunda uzman inşaat mühendisleri tarafından düzenlenmesi gerçeğini yok sayan yönetmelikler nedeniyle maddi ve manevi kayıplara davetiye çıkarılmaktadır.

Yapıların beklenen İzmir depremine dayanıklı olarak yapılması bir an önce sağlanmalıdır. Yapı stoğu acilen elden geçirilmelidir.

Şehirdeki deprem riskini azaltmak üzere organize bir şekilde çözümler üretmek gerekmektedir. Sorunun büyüklüğü ancak kamu eliyle çözümün taraflarının bir araya getirilip, hukuki ve finansal modeller ortaya konulması ile mümkündür.

İnşaat Mühendislerinden oluşan ayrı bir yapı eksperlik sisteminin kurulması, yeterli dayanıma sahip olmayan "makyajlı" binaların afişe olmasını sağlayacak ve vatandaşların gayrimenkul alımı ve yatırımında dikkate alacağı bir değer olacaktır. Bu sayede tüm yapıların bir sertifikası ve kimlik belgesi olması sağlanacaktır. Bu konuda kamusal yarar için acilen gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Ruhsat vermeye yetkili tüm kamu kuruluşlarının, yapı kullanım izin belgesi almış yapılara ait esaslı tadilat başvurularında, mevcut yapının Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (2018)'ne uygunluğunu araması gerekmektedir.

Mesleki yeterlilik şarttır! Bu kapsamda daha öncesinde tarafımızca savunulan "Yetkin Mühendislik Yasası" tüm mühendislik disiplinleri ve meslek odaları yardımı ile son hale getirilerek bir an önce çıkartılmalı ve gelişmiş ülkelerde olduğu gibi karşılıklı denetim sistemi (peer-review) getirilmelidir.

*Dört kata kadar fazla bir deprem etkisi derin alüvyal çökellerin varlığı nedeni ile ana kayadan yüzeye çıkan dalgaların büyütme sonucu ortaya çıkmaktadır. Buna “Basen Etkisi” deniyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum