Hakkında dedikodu çıkarıp kendisine çamur atma peşinde koşanları hedef alan eski Bakan ve AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zeybekci, sosyal medya hesaplarında 15 Temmuz gecesi yaşadıklarnı gösteren bir video paylaştı. Videonun girişinde de şu sert cümleler yazılıydı:
“Bazı darbe sevici, FETÖ maşası, ne idiği belirsiz, şahsiyetsiz korkaklar benim 15 Temmuz gecesi kurşun yağmuru altında TBMM’ye koşarak giriş görüntülerimi kaçış yaftası ile lekeleme gayreti içerisindeler. Şimdiye kadar cevaplamaya tenezzül etmedik ama kendi yalanlarına kendileri de inanmaya başladılar. Biz davamız ve sevdamız uğruna canımızı pazara koyduğumuzda çığırtkanlık yapmayız. Kutsallarımız uğruna feda olmamak bizim kitabımızda soysuzluktur. Milletimize ve kutsallarımıza her ihanetinizde karşınızda son nefesimize kadar bizi bulacaksınız. Orada sizi bekliyor olacağız.
Başaramayacaksınız.”

Nihat Zeybekci, darbe gecesi TBMM’ye girerken, üzerinden kurşunlar geçtiğini, yanında ruhsatlı silahı ve üç tane şarjörünün hazır olduğunu ifade ederek, o geceyle ilgili bir açılışta şöyle konuşmuştu:
“Biz canımızı tezgaha koyup da çığırtkanlık edenlerden değiliz. Hiçbir yerde de konuşmadık bunları. Sonra görüntüleri çıktı işte, televizyonlarda yer aldı. Meclise o bombalar yağarken oradaydık. Yanımda bir bakan kardeşimiz vardı. Ona ve arkadaşlarıma dedim ki; canlı teslim olmayacağım. Bu hainler buraya girerse, Meclis salonuna girerlerse, beni canlı almayacaklar dedim. Ve o gün hazırlıklı gitmiştik, yanımızda ruhsatlı silahımız da vardı. Üç tane de şarjör ile beraber. Bunları konuşmayacaktım, ama ilk defa konuşuyorum, bilmesi lazım bu milletin. Bekliyordum, orada arkadaşımız sığınağa giderken bizim Bursa milletvekilimiz vardır, engelli kardeşimiz. Tekerlekli sandalyesi ile arkadan merdivenden çıkarken bana ‘Ağabey sen gelmiyor musun’ dedi. Ben burada bekleyeceğim dedim. Bizi canlı almayacaklardı ama bizi alana kadar da onlardan bunun hesabını soracaktım. Peki soruyorum şimdi, onlar bizi katledene kadar, onlardan birkaç tanesini geberttiğimde benim çoluğumdan çocuğumdan bunun hesabına mı soracaktı, arkadan gelenlerden bunun hesabını mı soracaklardı? Hiç kimse kusura bakmasın. Her kim ki bu milletin bayrağına, bu milletin birliğine, beraberliğine, bu milletin vatanına, bu milletin devletine, bu milletin namusuna, ırzına, onuruna, gururuna, milletvekiline, Meclisine saldırdığında bunun sonuçlarını, bunun gereğini bu millet yapar ve yapmaya devam edecektir. Darbe yapan, darbeyi başarabilirse, anayasayı değiştirebilirse, legal hale gelecek, hukuk içinde namusu savunan bu milletten hesap sorulabilecek. Yok öyle yağma. Bu millet buna müsaade etmeyecek. Ve şu anda yapılan da hukuki düzenlemenin ana mantığı da budur. Kimse öyle ‘ık-gök’ demesin, adam gibi dursun herkes.”
İŞTE ZEYBEKCİ'NİN 'İFTİRA' DEDİĞİ O YAYINLAR:
Yorumlar
Kalan Karakter: