14 Nisan’da dinlediğimiz ‘Hiç Oldum’ türküsünde İbrahim Kalın ile Erkan Oğur buluşmuşlardı.
Duruşları ayrı, bakışları ayrı iki insan türküde yan yanaydılar.
Türkü duyulur duyulmaz, çoğunluğu karanlıktan ateş eden bir kalabalık “orada ne işin var!” diyerek Erkan Oğur’a linç girişimi başlattı.
İbrahim Kalın’ı sevenlerden “senin bu adamla ne işin olur?” diyen çıkmadığı halde onlar yine de atışlarına devam ettiler.
Konunun merkezindeki iki kişi susarlarken, türkü onların yerine de konuşuyordu. Sosyal medyadaki kampanyanın sona ermesini beklemekten başka yol görünmüyordu.
Ancak üçüncü gün Erkan Oğur konuştu.
“İçimin bir köşesi cız etmişti, benim ne işim var diye. Belki benim de hatam olmuş olabilir, böyle bir şeyi kabul etmek” dedi.
“Ben solcu, devrimci birisiyim” diye de ekledi.
Bunun üzerine İbrahim Kalın bir açıklama yaptı:
“İlk iki gün Erkan beyi üzmelerine çok üzüldüm. Kendisini arayıp konuştum. “Bu pervasızca saldırılar sizi sakın mahzun etmesin” dedim. Birlikte susmaya karar verdik. Fakat üçüncü gün -belki yanlış hatırlayarak- söylediği şeylere şaşırdım ve üzüldüm. Keşke zorba saldırıların gölgesi kendi irademizle ve muhabbetle paylaştığımız bu güzelliğin üzerine düşmeseydi. Canı sağolsun. Herkes nasibinde ne varsa onu aldı.”
Oğur’un pişmanlık tonundaki konuşmasının temel motivasyonu ‘kitlesini’ üzmemek!
Peki Oğur’un kitlesinin kimler olduğunu biliyor muyuz?
Kendisinin bilme imkanı var mı?
Oğur’u dinleyenler, sevenler, takip edenler ille de ideolojik duruş taşıyan kişiler mi? Bu kadar çok seveni olan biri için, bu mümkün mü?
‘Kitle’ dediği sesi çok çıkan sosyal medyacılar olmasın sakın! ‘Kitle’ dediğimiz türküsever sessiz çoğunluğa el koyan azınlık olmasın!
Kilisenin elinden alınan aforoz etme yetkisi kitleye mi verildi?
Onlar türküyü bahane edip ‘idrakimize deli gömlekleri giydirmeye çalışanlar’ olabilirler mi?
“Müziğim siyaset üstüdür” diyor Erkan Oğur.
Bu sözü ve türevlerini hiç anlamam. Söylenmek istenenin doğru ifadesi, “müziğim siyaset dışıdır” olsa gerek. Yoksa her söz alanın işini, mesleğini, sanatını siyasetin üzerine inşa etme çabası anlaşılır gibi değil. Siyasetin en alta konması ve bir anlamda tepelenmeye çalışılması ne demek oluyor?
Ayrıca “2 yıl önce yaptım” diyor Oğur. Ha 2 ay önce, ha 2 yıl önce. Arada ne fark var? Ne değişti? Salgın şartlarında olmadığını mı söylemeye çalışıyor?
“Müzisyenler bu kadar zordayken…” diye başlayan sorgulamalara mı cevap veriyor? Müzisyenler zor bir dönemden geçiyorlar da, tiyatrocuların keyifleri yerinde mi? Ya başka birçok çalışanın, işçinin, sanatçının? Ne istiyor müzisyenler? Adalet mi? Yoksa ayrıcalık mı?
Bazı müzisyenler ‘sahne filozofu’ olmayı çok seviyorlar.
“Bizi sadece türkücü bellemeyin, biz aslında çok şeyden çok anlarız” demekten çok haz alıyorlar. Konser ortamında seyircinin en azından bir bölümü de sahnede, ‘saz çalan bir ideolojik önder’ görmeye hazır oluyor.
Dumanlar içinde sanatçı, yanıp sönen ışıklar, sazdan yayılan tınılar ve hepsinin üzerine bir söz, birkaç motto. İyi gidiyor doğrusu.
Peki ya duman dağıldığında, ışıklar söndüğünde, saz sustuğunda ne kalıyor geriye?
Bir türkü iki ayrı mahallede de aynı biçimde sevilemez mi? Mahalle dediğin kale midir? İçerdekiler dost, dışardakiler düşman birlikler midir?
İdeolojilerimizin, dünya görüşlerimizin uzağına kaçıracağımız alanlar olmayacak mı bizim? Türkü onlardan biri değil mi? “Senin türkün sana, benim türküm bana” mı? Buraya mı geldik?
Sayın Oğur, keşke konumunuzu hemen terk etmeseydiniz.
Kitlenin peşine takılacağınıza, onların önünden gitseydiniz.
Kitlenizi durmaya, sakin bakmaya, düşünmeye davet etseydiniz.
Onlara göremediklerini gösterseydiniz.
Türkü dinlerken aklına türküden gayrı bir şey düşürmemenin de mümkün olduğunu söyleseydiniz.
“Benim düşüncelerim var elbette, ancak ben bir ideolog değilim” deseydiniz.
İlla böyle değil tabii, kendi dilinizce anlatsaydınız.
Türküyü güzel söylüyorsunuz, bunları da ne güzel anlatırdınız!
ERKAN OĞUR NEREYE?
Yayınlanma :
19.04.2021 12:51
Güncelleme
: 19.04.2021 12:51
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: