Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de görülme sıklığı giderek artan çocukluk çağı obezitesi, çocukların hem bugünkü sağlıklarını hem de yetişkinlik dönemindeki yaşamlarını tehdit eden önemli halk sağlığı sorunları arasında yer alıyor. Uzmanlar, obezitenin yalnızca fiziksel görünümü değil, kronik hastalık riskini ve çocukların psikososyal gelişimini de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.
Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Buse Uzun Özdemir, çocukluk çağı obezitesinin genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel etkenlerle de yakından ilişkili olduğunu belirtti. Enerji yoğun ancak besin değeri düşük gıdaların sık tüketilmesi, şekerli içeceklerin günlük yaşamın parçası haline gelmesi, fiziksel aktivitenin azalması ve ekran başında geçirilen sürenin artmasının en önemli risk faktörleri arasında yer aldığını ifade etti.
Uzun Özdemir, çocukluk döneminde gelişen obezitenin ilerleyen yaşlarda tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların görülme riskini artırdığına dikkat çekerek, obezitenin özgüven, akademik başarı, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabildiğini söyledi.
Çocukların sağlıklı büyümesi için katı diyetler yerine doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması gerektiğini vurgulayan Uzun Özdemir, kahvaltının atlanmaması, düzenli öğün alışkanlığı, yeterli sebze ve meyve tüketimi, tam tahılların tercih edilmesi ile yumurta, et, tavuk, balık ve süt ürünleri gibi kaliteli protein kaynaklarının dengeli tüketilmesinin önemine işaret etti. Sağlıklı beslenmenin yanında düzenli fiziksel aktivitenin de çocuk gelişiminin vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti.

Ailelerin bu süreçte belirleyici rol üstlendiğini ifade eden Uzun Özdemir, çocukların söylenenden çok gördüklerini örnek aldığını belirterek, ebeveynlerin sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam konusunda rol model olması gerektiğini dile getirdi.
Uzmanlar, çocukluk döneminde kazanılan sağlıklı yaşam alışkanlıklarının gelecekte daha sağlıklı nesillerin yetişmesinin temelini oluşturduğunu belirterek, aile, okul ve sağlık profesyonellerinin iş birliği içinde hareket etmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: