Tokyo 2020'nin yıldızları DEÜ'de tecrübelerini paylaştı
TOKYO 2020'de ülkemizi temsil ederek başarılı sonuçlar elde eden Dilara Bozan, Yasemin Ecem Anagöz, Dilara Uralp ve Ferhat Arıcan 'Olimpik Sporcularımız ile Başarıya Giden Yol' Paneli'nde Dokuz Eylül Üniversitesi'nin (DEÜ) konuğu oldu. DEÜ'lü gençlerle tecrübelerini paylaşan milli sporcular, başarıya giden yolun çok çalışmaktan geçtiğine vurgu yaptı.
Yayınlanma :
03.01.2022 20:09
Güncelleme :
03.01.2022 20:09
DEÜ Necat Hepkon Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Öğretim Görevlisi Sinem Toçoğlu'nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide öğrencilerin merak ettiği soruları yanıtlayan milli sporcular, başarıya giden yolun çalışmaktan geçtiğini vurguladı.
'KENDİME GÜVENDİM'
Tokyo 2020'de karate kadınlar kata bireyselde Olimpiyat 5'incisi olan DEÜ Mezunu Dilara Bozan, küresel pandemi nedeniyle olimpiyatlara tek başına hazırlanmak zorunda kaldığını belirterek, "Tokyo 2020'ye hazırlanırken neredeyse 9 ay Afyonkarahisar'da tek başıma bir otelde kaldım. 'Acaba yapamayacak mıyım?' dediğimde hep kendime döndüm ve güvenimi sağladım. Daha önce yenemediğim rakiplerim karşısında başarılar elde ettim" dedi. Sporda başarıya giden yolda çok çalışmanın büyük bir önem taşıdığını söyleyen Milli Karateci Bozan, "Çalışmak kadar yeteneğin keşfedilmesi de önem taşıyor. Çocukların küçük yaşta yeteneklerine göre ayrıştırılması gerekiyor" dedi.
'SPORCU PES ETMEZ'
Olimpiyat Oyunları tarihinde cimnastik branşında ülkemize ilk madalyayı getiren Ferhat Arıcan, oyunların o dönem pandemi nedeniyle bir yıl ertelenmesinin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını belirterek, "Ancak sporcu hiçbir zaman pes etmez, mental olarak iyi hazırlanarak zorlu süreci iyi değerlendirdim, çok çalıştım. İstiklal Marşı'mızın okutmak, ülkemizin bize verdiği desteği görmek her şeye değiyor" dedi. 'Spor biliminin sizin için önemi nedir?' sorusuna da cevap veren Arıcan, "Cimnastik bilimsel bir branş, bilimi içine katmazsanız başarılı olamazsınız. İyi bir ekibimiz var ve bilimden de faydalanıyoruz" ifadelerini kullandı.
'OKÇULUĞA İLGİ ARTTI'
Tokyo'da düzenlenen Olimpiyat Oyunları'nda takım arkadaşı Mete Gazoz ile karışık takımda 4. olan Yasemin Ecem Anagöz ise okçulukta başarının tek başına gelmediğini belirterek, "Okçuluk bireysel bir spor gibi gözükse de takım sporu olduğunu söyleyebilirim. Bir aile oluyorsunuz ve ona göre hareket ediyorsunuz" dedi. Okçuluğa olan ilginin Tokyo 2020'den sonra giderek arttığını söyleyen Milli Okçu Anagöz, başarının formülünün ise iyi antrenörlerle çok çalışmaktan geçtiğini belirtti.
'HEDEFİM SÖRFÜ SEVDİRMEK'
Ülkemizi Rio 2016 ve Tokyo 2020'de temsil eden DEÜ Mezunu Mili Sörfçü Dilara Uralp ise kendi dalında antrenör eksiği olduğuna dikkati çekti. Uralp, "Bizler antrenörlük yaptığımızda daha iyi sporcular yetiştireceğiz. Bizim sporumuz mücadele sporu. Hedefim Türkiye'de sörf sporunu daha çok sevdirmek ve sporcular yetiştirmek. Olimpiyatlara katılmamızdan sonra sörfe olan ilginin arttığın gördük, bu bile bizim için çok önemli" açıklamasında bulundu.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: