Arkeolog Nezih Başgelen'in bölgenin tarihiyle ilgili kaleme aldığı yazı şöyleydi:
Eski Çeşme (İsmailobası) Köyü ve anıtları
Bugün Çeşme ve Alaçatı arasında kalmış ve harabeye dönüşmüş mimari yapıları ile kaderine terk edilmiş olan Eski Çeşme Köyü’nün, bölgenin Türk hakimiyetine geçtiği 14. yüzyılda kurulmuş olması muhtemeldir. Köyde günümüze kadar ayakta kalabilmeyi başarmış mimari elemanlar üzerine yapılan çalışmalar, 15. yüzyılı işaret etmektedir. Köyde yapılan herhangi bir arkeolojik çalışma olmaması kuruluş tarihinin saptanmasının önünde bir engel gibi görünmektedir. II. Bayezit döneminde yapılmış olan Çeşme Kalesi (1508-1509) köy nüfusunun deniz kıyısına taşınmasına neden olmuştur. Ancak hayvancılıkla uğraşan insanların (az sayıda olsa da) günümüze kadar burada yaşamaya devam ettiği bilinmektedir.
Nezih Başgelen bölgede inceleme yapmıştı.
İsmailobası köyünün günümüze kadar gelmeyi başaran en önemli mimari kalıntısı camidir. Yerleşimin merkezinde bulunan cami eğimli bir arazi üzerine inşa edilmiş ve birkaç kez ciddi onarımdan geçmiştir. Günümüzde yapının son cemaat yerinin dört payesi ile üç kubbesi, harimin kuzeybatı köşesine bitişik minarenin kürsüsü ve harim duvarları kısmen ayaktadır. Ancak, iyice zayıflayan bu duvarlar kısa süre sonra ayakta kalamayacak ve yıkılacaktır. Son cemaat yerinin cephesi kesme taş, tuğla ve kaba yontu taşla inşa edilmiştir. Payelerde ve payeleri birbirine bağlayan sivri kemerlerde kesme taş kullanılmıştır. Kemerlerin kavisini izleyen ve dört sıra tuğladan oluşan şerit, süsleme amacıyla yapılmıştır. Son cemaat yerinin kemer köşeliklerinin tamamının tuğlayla yapılmış olması estetik olarak göze hoş görünmektedir. Bugün ayakta kalan yapıda harim dikdörtgen bir plana sahiptir. Herhangi bir tonoz veya geçiş izine rastlanmamış olması caminin üzerinin ahşap hatıllarla kapatıldığının kanıtı gibidir. Harimin güney duvarının doğu köşesine yakın bir noktada bir niş yer almaktadır. Güney duvarın ortasında ise köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen mihrap nişi bulunmaktadır.
Caminin hangi tarihte yapıldığını gösteren herhangi bir inşa kitabesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, son cemaat yerinin kemer köşelikleri ve kemer üzerindeki tuğla süslemelerinden yararlanılarak tarihleme konusunda fikir edinmek mümkün olmaktadır. Tuğla cephe süslemelerini özellikle Erken Osmanlı döneminde görmek mümkündür. Tuğla cephe süslemesinin 15. yüzyıldan sonra 18. yüzyıla kadar kullanılmadığı bilinmektedir. Cami, süsleme karakteri bakımından 15. yüzyıl özellikleri taşımaktadır. Caminin son cemaatindeki duvarlarda sıva üzerine kazıma çizgilerle gemi resimleri tespit edilmiştir ki bu konuda herhangi bir çalışma da yapılmamıştır.
İsmailobası köyünün günümüze kadar ayakta kalabilen bir diğer yapısı ise bir türbedir. Kare planlı, kübik gövdeli olan türbe bir kubbe ile örtülüdür. Kesme taş ve tuğla bir arada kullanılarak inşa edilmiştir. Tuğladan inşa edilen kubbeye geçişler pandantiflerle sağlanmıştır. Güney duvarı üzerinde bir mihrap nişi yer alır. Yapıya giriş, doğu cephesi üzerindeki açıklıktan sağlanır. Bu yapının mimari özelliklerine bakıldığında cami gibi 15. yüzyıla tarihlenmesi mümkün görünmektedir.
Yerleşimin merkezinin cami ve civarı olduğu tahribata ve doğal bitki örtüsüne rağmen buradaki kalıntılardan anlaşılabilmektedir. Yan yana dizilmiş, birbirleriyle ilişkili ve bir planlamanın sonucunda ortaya çıktıkları anlaşılan bina kalıntıları halen görülebilmektedir. Örneğin türbenin güneyinde bir su binasına ait olduğu anlaşılan bazı temel kalıntıları korunmuştur. Halen burada yaşayan insanlar, kaçakçıların “güzel taş” çıkardıkları bir yerden söz ettiler. Yerleşimin hemen güneyindeki yamaçta bulunan bu alanda görülen mezar taşları buranın mezarlık olduğunu ispatlamaktadır. Bu alanda acilen bir arkeolojik çalışma yapılmazsa, çok kısa bir süre içinde Eski Çeşme köyünün kalıntılarından söz etmek mümkün olamayacak 14 ve 15.yy’lara ait bölgenin en eski Türk yerleşimi yok olacaktır.
Arkeolog - Editor Nezih Başgelen - UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Üyesi
Notlar: Belediye yasasıyla Çeşme Belediyesi’ne geçmeden önce, Çeşme Kaymakamlığının girişimi ile bu yerleşimin konservasyon projesi yapılmış, İzmir I. Bölge Koruma Kurulu onaylamış, yerleşim Çeşme Belediyesi’ne geçtikten sonra proje iptal edilmiş (durdurulmuş), restorasyona ihtiyaç yoktur denilmiş...(2014)


Yorumlar
Kalan Karakter: