
'KLAROS KÜLT HEYKELLERİNİN BULUNDUĞU NADİR KUTSAL ALANLARDAN BİRİDİR'
Projenin Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izni ve maddi destekleri ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ana sponsorluğunda yürütüldüğünü dile getiren Dr. Zunal, "2021 yılında heykeller üzerinde yürütülen çalışmalar arkeo teknik ekibinin gözetiminde, İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri ve Selçuk Efes Müzesi vinç ve operatör desteğiyle yapılabilmiştir. Klaros bir antik çağ tapınağında kült heykellerinin korunduğu nadir kutsal alanlardan biridir. Burada yer alan heykeller bize aynı zamanda bir triad (üçlü) kültünün olduğunu da göstermektedir. Apollon heykelinin her ne kadar sadece ayak ve bacak kısımları korunmuş olsa da oturur şekilde betimlenmiştir. Her iki yanında ise ayakta durur şekilde annesi Leto ve ikiz kız kardeşi Artemis yer alır. Mermerden yapılmış bu heykellerin her birinin orijinal yüksekliği yaklaşık 7 metre, toplam ağırlıkları ise yaklaşık 25 ton civarındaydı" ifadelerini kullandı.

'ANTİK DÜNYANIN EN ÖNEMLİ KUTSAL ALANLARINDAN BİRİ'
Öte yandan Dr. Onur Zunal, gerekli maddi desteğin bulunduğu takdirde projenin 5 yıl içerisinde bitirilmesini planladıklarını aynı zamanda alanda bilgilendirme panolarıyla yerinde sergilenecek bu eserlerin, İzmir ve Menderes bölgesinin turizmi açısından çok faydalı olacağını söyledi. Klaros'un sadece Batı Anadolu ya da İonia için değil antik dünyanın en önemli kutsal alanlarından biri olduğunu belirten Dr. Zunal, "Burada yer alan yaklaşık 45 metre uzunluğunda 26 metre genişliğinde olan Apollon Tapınağı, Helenistik dönemde İonia'da inşa edilen tek Dor düzenli tapınak olarak karşımıza çıkmaktadır. Tapınağın basamakları ve sütun tamburları yazıtlar ile kaplıdır. Bu yazıtlar Klaros'a gelen kent delegasyonlarının kimler olduğu, kaç kişi geldikleri ve geliş amaçlarıyla ilgilidir" açıklamalarında bulundu.
'ANTİK YUNAN TAPINAKLARI TANRILARIN EVİ OLARAK BİLİNİRDİ'
Antik Yunan tapınaklarının tanrıların evi olarak bilindiğini ifade eden Dr. Zunal, "Tapınaklarda tanrı ya da tanrıçaların insan görünümlü ve büyük boyutlu heykelleri olurdu. İnsanlar, günümüz semavi dinlerinin aksine ibadet etmek için bu yapılara giremezlerdi. İbadet ritüeli, tapınakların hemen yanında yer alan sunaklarda yapılırdı. Sunaklarda özellikle kanlı hayvanların kurban edildiği, seramik, heykelcik ve değerli madeni gereçler gibi çeşitli adak eşyalarının sunulduğunu bilmekteyiz" diye konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: