Depresyonu psikiyatrinin soğuk algınlığı olarak ifade eden Doç. Dr. Ahmet Levent Mete, "Ortalama 5 kişiden biri hayatında bir kez depresyon geçiriyor. Depresyon (majör depresif bozukluk) nasıl hissettiğinizi, nasıl düşündüğünüzü ve nasıl davrandığınızı olumsuz etkileyen yaygın ve ciddi ancak tedavi edilebilen tıbbi bir hastalıktır. Ancak depresyon tanısı koyabilmek için Dünya Sağlık Örgütü'nün ve Amerika Psikiyatri Derneği'nin belirlediği bazı belirtilerin olması gerekiyor. İlk olarak kişide depresyon tanısı koyabilmemiz için kişinin 15 gün boyunca karamsar, çökkün, isteksiz, umutsuz bir mizaç içinde olması ya da genel anlamda ilgi ve istek kaybı yaşaması gerekiyor. Hem mesleki hem de sosyal rollerinde bir isteksizlik olması lazım. Örneğin, ebeveynlik rolünü yerine getiremeyebilir, eş rolünü yerine getiremeyebilir. Genel bir isteksizlik, motivasyonsuzluk hali yani eskiden zevk aldığı ve isteyerek yaptığı şeyleri artık yapmama durumu söz konusu olmalı. Bu ikisinden biri 15 gün gün içinde mutlaka ağırlıklı olarak bulunmalı. Yani kritik olarak 15 günlük bir süre devam ediyor olması gerekiyor yoksa geçici olarak insanlar bu duygu durumlarıyla karşılaşabilirler. Bu ikisinden biri yoksa başka diğer belirtiler olsa bile depresyonda tanı koyamıyoruz" dedi.
'EN KRİTİK BELİRTİLERDEN BİRİSİ DE ÖLÜM İSTEĞİ'
Bu belirtilerin olması durumunda hastaya diğer soruları yönettiklerini söyleyen Mete, "İlk olarak iştahını soruyoruz. Büyük ölçüde depresyonda iştah kaybı oluyor. Buna bağlı olarak kilo kaybı da olabiliyor. Bazen de tam tersi olarak iştah artışı ve kilo alma söz konusu olabiliyor. Uykuyu soruyoruz. Kimisinde uykusuzluk yani uykuya dalmada güçlük, sık uyanma, sabahın köründe uyanıp bir daha uyuyamama olabiliyor. Bazen de aşırı bir uyku hali olabiliyor, kişi bütün gün uyukluyor. Bazen kendileri de bir kaçış gibi tanımlıyor bu durumu. Kimi insanda bir değersizlik duygusu, anlamsızlık, bazen de doğrudan bir suçluluk oluyor. Bir olaya bağlı ya da belli belirsiz adını koyamasa da bir suçluluk duygusu şeklinde yaşanabiliyor. Bizim için en kritik belirtilerden birisi de ölüm isteği. Bu istediğin şiddetine göre tedaviyi şekillendirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.
'UMUTSUZLUK VE İSTEKSİZLİĞİ PANDEMİ BİZE HEDİYE ETTİ'
Genetik ve çevresel olmak üzere depresyonun iki ana sebebi olduğunu hatırlatan Mete, "Küresel olarak yaşanan koranavirüs salgını, maalesef her alanda olduğunu gibi toplumların psikolojilerini de derinden etkiledi. Doğrudan ölüm korkusu endişesini kendimiz için de yakınlarımız için de yaşıyoruz. Hayatlarımız kısıtlanıyor, maskeler takılıyor, uyan var uymayan var, kimisi daha titizleniyor, kimisi daha gevşek davranıyor. Hem kendimizi hem ilişkilerimizi daha gergin, sıkıntılı, kolay tartışan kavga eden hale getiriyor herkesi. Böyle bir psikolojik yanı var. Birçok sosyal etkinliğimizi yapamıyoruz hala şu anda. Sinemalar, tiyatrolar, dışarıdaki etkinlikler, lokantalarda bile aynı rahatlıkla oturmuyor insanlar. Hayatlarımız çok daraldı ve bir de tabii bunun doğrudan ekonomiye etkileri var. Ekonomik etkiler de hayatımızı daralttı. Bir sürü insanın iş yeri kapandı, uzun süre para kazanamadılar. Bazıları dönüşsüz biçimde işini gücünü kaybetti. Yani koronavirüs çok büyük bir darbe oldu ve bu tür darbelerde ruh sağlığı da çok etkilenir. Genel bir kaygı, genel bir karamsarlık, genel bir hayata karşı umutsuzluk ve isteksizlik pandemi bize hediye etti" diye konuştu.
'Depresyon vakaları yüzde 28 arttı'
DÜNYA Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 322 milyon insan depresyonda. Koronavirüs salgınının sert bir şekilde hissedildiği son iki yılda ise depresyon oranlarında yüzde 28'lik bir artış var. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Park Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Levent Mete, depresyonun global bir sağlık sorunu olduğunu belirterek depresyon hakkında bilgi verdi.
Yayınlanma :
14.12.2021 11:31
Güncelleme :
14.12.2021 11:33
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: