"Deprem travmasını en çok kurtarma ekipleri yaşıyor"
Deprem gibi doğal afetlerden etkilenen insanlarda travma sonrası stres bozukluğu diye adlandırılan bir psikiyatrik durumun yaşanabildiğini ifade eden Psikiyatrist Dr. Onur Okan Demirci, "Deprem travmasının en çok etkilediği grupların başında kurtarma ekipleri yer alıyor. Travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığı sıklıkla arama kurtarma ekipleri, müdahale eden sağlık ekipleri gibi olay yeri görevlilerinde de görülüyor" dedi.
Yayınlanma :
03.11.2020 12:32
Güncelleme :
03.11.2020 12:33
Travmanın belirtilerini sıralayan Dr. Demirci şöyle konuştu:
"Uyku ve iştah sorunları, seslere karşı duyarlılık, irkilme tepkisi, içe kapanma, sürekli tetikte hissetme hali, gerginlik, huzursuzluk, sürekli halsizlik, isteksizlik, keyifsizlik, dikkat ve odaklanma sorunları, gece kâbusları, dalgınlık, unutkanlık, huysuzlaşma, çabuk öfkelenme, dürtüleri kontrol etmede güçlük, yeniden deprem oluyormuş hisleri, yüksek deprem kaygısı, iş veya okul başarısında düşme, sosyal ilişkilerde bozulma, kişilik değişiklikleri, alışkanlıklarda değişiklikler, sebebi bulunamayan vücut ağrıları, çarpıntı, terleme, titreme gibi fiziksel belirtiler olarak sıralayabiliriz."
"Deprem sadece depremi yaşayanları değil, süreci takip edenleri de etkiliyor"
Depremden sonra yıllar içerisinde dahi giderek bozulan bir ruh sağlığı ile karşılaşılabileceğini söyleyen İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden Psikiyatrist Dr. Onur Okan Demirci, "Deprem travmasından elbette en çok etkilenen kişiler depremi en şiddetli yaşayanlar, göçük altında kalanlar, sevdiklerini kaybedenler. Fakat deprem sadece depremi yaşayanları değil bu süreci izleyen ve takip eden birçok kişiyi de etkiliyor. Deprem travmasının en çok etkilediği grupların başında ise kurtarma ekipleri yer alıyor. Travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığı sıklıkla arama kurtarma ekipleri, müdahale eden sağlık ekipleri gibi olay yeri görevlilerinde de görülüyor" dedi.
"Ciddiye alındığında tedavi edilebilme ihtimali yüksek"
Travma sonrası stres bozukluğu durumunun tedavi edilmediği sürece kendiliğinden kaybolma ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu açıklayan Demirci, "Yaşam kalitesini ciddi düzeylerde etkileyen bu durum karşısında uyanık, dikkatli, tedbirli ve açık görüşlü olmalıyız. Çoğu zaman ciddiye alınmayan psikiyatrik rahatsızlıklar hem bireysel hem de toplumsal olarak ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Ciddiye alındığında tedavi edilebilme ihtimali yüksek olan bu durum ciddiye alınmadığında ise birçok yaşama mal olabiliyor. Deprem travması yaşayan kişilere acil olarak müdahale edilebildiği gibi takip eden süreçte de psikoterapi müdahaleleri yapılabilir. Özellikle EMDR, Bilişsel Davranışçı Terapiler gibi psikoterapi yöntemleri ile deprem travması çok daha sağlıklı bir şekilde atlatılınabilir. Depremin ciddi fiziksel etkileri olduğu kadar ciddi psikolojik etkilerinin de bulunduğunu ne kadar erken kabul edebilirsek o kadar sağlıklı müdahale etme şansımız olacaktır" diye konuştu.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: