
Koyun otlatırken seyrettiği sporda Türkiye 3.'sü oldu
Babalı köyü'nde her gün çobanlık ve sörf yaptığını, bunun dışında başka bir uğraşı olmadığını belirten Veysel Demir, "Sörfün buraya geldiğinden hiç haberim yoktu. Sörf sporunu önceden bilmiyordum. Benim akrabalarım buraya gelmeye başlamışlar. 5 sene sonra beni de buraya davet ettiler. Tolga hocam ısrarla ve benim koyunların yanına geldi. Daha sonra bende arkadaşlarımı kayalarda seyrettim. Hocam benim yanıma sörf tahtası ile geldi ve beni sörf yapmaya davet etti. Bende suya girdim. 15 dakika içerisinde ayağa kalktım ve ondan sonra ne kadar güzel bir spor olduğunu fark edip spora devam etmek istedim. Benim gibi hayvanlarla uğraşan, çobanlık yapanlar hayatını spora adayarak daha iyi yerlere ulaşabilirler" dedi.

"Sen çobansın, yapamazsın dediler, Türkiye üçüncüsü oldum"
İleride sörf kulübü açarak, kendisi gibi kırsal kesimlerde yetişen gençlere tanıtmak ve sevdirmek istediğini söyleyen Demir, şimdiki hedefinin ise ilk önce Türkiye şampiyonasında iyi bir derece etmek ve daha sonra da Dünya Şampiyonasında Türk bayrağını dalgalandırmak olduğunu dile getirdi. Çevresindekilerin, çoban olduğu için bu sporu yapamayacağı düşüncelerine aldırış etmediğini kaydeden Demir, "Sabah altı buçukta koyunlarımı dışarı çıkartıp otlatıyorum. Saat dokuz gibi sörf kulübüne gidip 4'e kadar arkadaşlarımla sörf yapıyorum. Ondan sonra koyunların yanına gidip akşam sekize kadar koyunlarımın yanındayım. Bana bu sporun geleceği açık değil, yapma bırak dediler. Zamanını boşa harcayacaksın dediler. Ben onları dinlemedim ve devam dedim. Bu sporu eğlenmek için yaptım. Yarışlarda derece girmek için gitmedim. Eğlenmek için gittim ve derece yaptım. Sınıf arkadaşım 'Sen çobansın, yapamazsın' dedi. 'Sporla ilgilenmiyorsun' dedi. Eleştiride bulundu. Türkiye üçüncüsü oldum oldum. Dünya şampiyonasında birinciliğe hazırlanıyorum" diye konuştu.

"Kısa sürede inanılmaz bir gelişim kaydetti"
Veysel ile ilişkilerinin çok farklı olduğunu ifade eden sörf kulübünün kurucusu ve antrenörü Tolga Hadimoğlu, "Yaşadığı ortamdan dolayı çok çekingen bir çocuktu. Uzun seneler bizi uzaktan takip etti. Aramıza katılmaya çok çekiniyordu. Daha sonra yavaş yavaş sörfe başlamasını istedik. En azından bir hobisi olsun dedik. Vermiş olduğumuz bursun arkasından inanılmaz bir gelişme kaydetti. Benim senelerce ilgilenmiş olduğum yüzlerce çocuk arasından çok niş bir çocuktur. Çünkü kısa sürede inanılmaz bir gelişim kaydetti. Yaklaşık 3 senedir eğitimi devam ediyor. 2020 senesinde Türkiye Şampiyonasında 18 yaş altı kategorisinde uzun tahtada üçüncü oldu. Onunda çalışmaları devam ediyor. Ülkemizi olimpiyatlarda temsil edecek milli statüde bir program takip ediyoruz" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: