
Wood çifti, verdikleri tüm dilekçelerde söz konusu inşaatın; doğal zemini bozduğu, yasal olmayan kot verildiği, yola terk, kaldırıma terk, yeşil alan, otopark yönetmeliklerine uymadığı, plan notuna aykırı olduğu, imar planındaki bölge tanımına uygun (bölge konut alanıdır) olmadığı, bölge imarında emsaline ve bina ruhsatına uygunluğunun bulunmadığı, taks-kaks değerleri, çekme payları ve zemin etüdüne uygun olmadığı, belediye tarafından ruhsat verilirken onaylı imar planlarına aykırı davranıldığı, yapı denetim firmalarının görevini doğru olarak yerine getirmediği konusu yer aldı.
Ailenin avukatı Ahmet Taşkın Aydın, konuyla ilgili detaylı bilgiler verdi, şunları söyledi:
“Söz konusu inşaatın hem imar kanununa hem de ruhsata aykırı şekilde yapılmıştır. Davacı müvekkilem Mehtap Wood, komşu tapunun 6 sayılı parselinde kayıtlı olan taşınmazla ilgili tüm başvuruları yaptı. Tüm hukuki girişimlerden 3 yıl sonra, belediye bize mühürleme işlemi yapıldığını ve yıkım kararı alındığını bildirdi. Bu Çeşme Belediyesinin İmar Kanunu madde 32’ye dayanan bu işlemi hem çok geç olmuştur, hem de söz konusu binanın ihlal ettiği diğer hususları kapsamamaktadır. Yıkım kararı ve mühürleme kararı eksik uygulanmıştır. Açıkça belediyenin görevini, kasten ihmal ettiği görülmektedir. Bunun en başta sorumlusu vatandaşının haklı başvurularını görmezden gelen zamanın Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç’tır. Hatta onun imzasıyla ‘inşaat yasaya uygundur” diye belge var. Ama onu inşaatın sahibi imar affı başvurusu yaparken yalanlamış, kaçak olduğunu kendisi beyan etmiştir.”
Açtıkları dava, imar affı nedeniyle reddedilen, önceki mücadeleleri dikkate alınmayan Mehtap Wood’un eşi en sonunda evlerinin bahçesine yoldan görülebilecek büyük bir pankart astı. Pankartın üzerinde ‘Çeşme’de adalet öldü mü” yazıyor.

Yorumlar 2
Kalan Karakter: