BAŞAK DEMİRTAŞ'IN ADAYLIĞI
Yayınlanma :
09.02.2024 14:50
Güncelleme
: 09.02.2024 14:50
DEM Parti yetkilileri Gülüstan Koçyiğit, Sezai Temelli ve Ayşegül Doğan, Başak Demirtaş’ın adaylık açıklaması üzerine konuştular. Demirtaş’ın beyanını resmi başvuru kabul ettiklerini, sürpriz olsa da sevindirici bulduklarını, Merkez Yürütme Kurulu’nda değerlendirileceğini ifade ettiler.
Başak Demirtaş’ın aday olma olasılığı partilileri de heyecanlandırdı. Son iki seçimde partilerinin görünmez olmasından mutlu değillerdi. Başak hanım doğru adaydı, sempati kazanabilir, alınabilecek en yüksek oy oranına ulaşabilirdi.
Kulislerde, Kürt kökenli adayın yanına, eş başkanlık modeline uygun biçimde, alevi bir adayın eklenebileceği bile konuşulmaya başlandı. Alevi aday için seçenekler hazırdı. Ali Kenanoğlu ya da Celal Fırat.
Siyasette görmeye alışkın olduğumuz bir süreç yaşanıyordu. DEM Parti yönetimi ile Selahattin Demirtaş güçlerini tartıyorlar, stratejilerini yarıştırıyorlardı. Siyaset içinde kalmak şartıyla, sonunda nasıl olsa dengeyi bulacaklardı.
Geri adım
Süreç sert biçimde kesildi. Terör örgütü PKK’nın yöneticisi Mustafa Karasu, 6 Şubat’ta örgütün televizyon kanalına verdiği röportajda net konuştu: “İttifakları güçlendirerek, var olan ittifakları sahiplenerek mücadele yürütmek gerekiyor.”
Elinde silah olan siyaseti susturmuştu. 7 Şubat’ta Başak Demirtaş adaylık talebini geri çekti. Parti yönetimi, “Nasıl ki aday olduğundaki açıklaması bize güç verdiyse şimdiki açıklaması da güç vermiştir” dedi.
DEM Parti Milletvekilleri, cezaevinde görüştükleri Selahattin Demirtaş’ın da benzer açıklamaları olduğunu aktardılar; “Başak Hanım’ın adaylık açıklaması partimize güç vermek içindi, geri çekilme açıklaması da partimizin bilgisi dahilinde. Bütün bu süreçler birlikte yürütülmüştür, halkımız bilsin, halkımız bize güvensin, ne yaptığımızı biliyoruz.”
Başak Demirtaş’ın, yaşananları özetlerken kullandığı dil çok özenliydi: “parti yetkilileri ile bir araya geldiğini, kendisinin tüm gelişmeler hakkında bilgilendirildiğini, tam bir uyum ve koordinasyonla karar aldık.”
Devamında çok iltifatkar, çok nezaketli ifadelerle, toz pembe bir tablo çiziyor, yaşananları adeta sıfırlıyordu.
Hepimiz haklıyız, her zaman haklıyız. Adaylık talep ederken de partime güç vermek istemiştim. Yine güç vermek için ayrıldım. Partim adaylığımı kabul ederken de, “olmuyormuş” derken de haklıydı. Benimle de çok oy alacaktık, bensiz de çok oy alacağız. Bana verilen destek eksiksizdi, yine eksiksizdir. Güven hiç hasar almamıştır. Partimiz bizi onurlandırmıştır. Aramızdaki uyum ve koordinasyon tamdır. Tüm adaylarımız hepimizindir. Hepsi kıymetlidir. Hep birlikte başaracağız. Ve mutlaka kazanacağız. İfadeler Başak Demirtaş’a ait. Ben sadece kısalttım.
Ne diyebiliriz? Seçmeniniz olsun ya da olmasın, yirmi günün gündemini takip edenlerin, bu açıklamalara inanmalarını mı bekliyorsunuz? Bunlar gerçek olabilir mi? Bunların hepsi bir arada olabilir mi? Gerçeğin tamamı bu olabilir mi?
Hep aynı
Kürtler adına siyaset yaptığını iddia eden partilerin, terör örgütü PKK’nın güdümünden kurtulamadıklarını defalarca gördük. Kendi kararlarını alamıyor, kendi siyasetlerini belirleyemiyor, bağımsız bir parti olamıyorlar.
Terör örgütü PKK, partide ileri giden olursa, derhal hırpalıyor, azarlıyor ve hizaya getiriyor. Siyaset, onun izin verdiği ölçüde, silahların gölgesinde ve onun kanlı ellerinin pençesinde yapılabiliyor. Dolayısıyla; partide Kürtlerin gerçek talepleri ve onların çözümü konuşulamıyor.
Bu olayda da ‘Kandil’, siyaset oyununun, kendisini koyduğu kurallarını bir kez daha hatırlattı. Dedi ki;
- Siz kendi başınıza, bağımsız karar alamazsınız.
- Asıl olan biziz, son sözü biz söyleriz.
- Biz gücümüzü nasıl ABD’den alıyorsak, siz de gücünüzü bizden, bizim elimizdeki silahtan alıyorsunuz. Bunu aklınızdan çıkarmayın.
- Bu örgüt silahlı mücadele için kurulmuştur. Siyaset, yalnızca onun bir aparatıdır. Sizin parti olarak seçimde alacağınız sonuç, çok da önemli değildir.
Son durum
DEM Parti için siyaset alanı bu kadar. Son sözü, üstelik eveleyip gevelemeden, terör örgütü PKK söyledi: “İttifak bozulmayacak!”
Yani; aday çıkarmayarak açıktan, ya da düşük profilli bir adayla örtülü biçimde İmamoğlu’na destek verilecek. Şimdi, seçmenini yönlendirme başarısı iyi olan partiye, bu talimatı uygulamak düşüyor.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: