"Mutluluğun fotoğrafı"

Derslerde parmak kaldıramayan, kapı tıklamada zorluk yaşayan ve fotoğraf çekmeyi çok sevse de bunu başaramayan yüzde 98 engelli Ege Katmerci (18), iki arkadaşı ile birlikte geliştirdikleri proje ile TEKNOFEST'te Türkiye 2.'si oldu.

"Mutluluğun fotoğrafı"
06 Ekim 2021 - 15:08 - Güncelleme: 06 Ekim 2021 - 15:09
İzmir Seferihisar'da bulunan Semiha-İrfan Çalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, TEKNOFEST "İnsanlık Yararına Projeler-Engelli Dostu Kategorisi"nde Türkiye 2.'si oldu. Okuldan yeni mezun olan nörofibromatozis hastası yüzde 98 engelli Ege Katmerci, 12. sınıf öğrencileri Yiğit Aliyev ve Efe Bilir, Ege'nin eğitim hayatı boyunca yaşadığı zorlukları göz önünde bulundurarak proje geliştirdi. Derslerde parmak kaldıramayan, kapı tıklayamadığı için zorluk yaşayan ve fotoğraf çekemeyen Ege için kafa kafaya veren Egeli Yiğit Efeler ekibi; parmak kaldırma, kapı tıklama ve fotoğraf çekme aparatını Ege'nin tekerlekli sandalyesi üzerine monte etti. İstanbul'da düzenlenen yarışmadan ödülle dönen ekip ve danışman öğretmenleri Hüseyin Taşatan, Ege için hazırladıkları fotoğraf çekme aparatı ile zafer pozu verdi.

Ege'nin yaşadığı zorluklardan yola çıktılar

Geliştirdikleri projenin, engelli öğrencilerin hayatını kolaylaştıracağını belirten Ege Katmerci, "Ben engelimden dolayı kapı çalamıyordum. Sandalyemi geri alıp kapıya çarpıyordum. Bu yüzden ayak parmaklarım kapıya vuruyordu. Ayak bileklerim şişiyordu. Derslerde, sınavlarda parmak kaldıramıyordum. Öğretmenler bir soru sorduğunda cevabı bildiğim halde parmak kaldıramadığım için beni cevabı bilmiyor sanıyorlardı. Çok üzülüyordum. Sınavlarda kalem ve silgim yere düştüğünde arkadaşlarımın dikkati dağılmasın diye öğretmene seslenemiyordum. Bu sorunlarımı ekip arkadaşlarıma anlattım. Parmak kaldırma aparatı ve kapı çalma tokmağı aparatı geliştirdik. Ayrıca öğretmenimiz fotoğrafçılık kulübü için öğrenci seçtiğinde ben katılamayacağımı düşünmüştüm. Öğretmenim, 'Sana fotoğraf çekip çekemediğini değil, fotoğraf çekmeyi sevip sevmediğini soruyorum' dedi. İlk zamanlar fotoğraf çekmem için daha basit bir aparat yaptık ama sonra festivale katıldık ve o aparatı geliştirdik. Festivalde tek engelli öğrenci bendim. Eğer engelli bireylere yol açarsam çok mutlu olurum. Onlar da proje geliştirip yarışmalara katılsın. Bu yaptığımız projenin diğer engelli arkadaşlarıma faydalı olmasını isterim" dedi.

3D yazıcı kullanarak aparat yaptılar

Egeli Yiğit Efeler ekibinden Efe Bilir, "Projemiz, Ege'nin istekleri doğrultusunda ortaya çıktı. Kendisi yüzde 98 engelli olduğu için pek çok problem yaşıyordu. Onun yaşamını kolaylaştırmak için bazı aparatlar geliştirdik ve onun önemli üç sorununa çözüm ürettik" diye konuştu. Yiğit Aliyev ise, "Okuldan öğrendiğimiz bilgiler ve TEKNOFEST Vakfı tarafından alınan 3D yazıcı sayesinde Ege'nin istekleri doğrultusunda aparatlarımızı geliştirdik. El aparatı, kapı tokmağı aparatı ve fotoğraf çekimi için de çevrilebilen aparatı 3D yazıcı ile yaptık. Yarışmada çok güzel bir başarı elde ettik. Ege'nin hayatını kolaylaştırmak bizi çok mutlu etti. Okulumuzda tekerlekli sandalye kullanan başka arkadaşlarımız da var. Onlar da bu projemizle hayatlarını kolaylaştırabilecek" sözlerine yer verdi.

"Sana fotoğraf çekip çekemeyeceğini değil, fotoğrafı sevip sevmediğini soruyorum"

Projenin danışmanı öğretmeni Hüseyin Taşatan da, şunları söyledi: "Ben, bilişim teknolojileri öğretmeni olmanın yanı sıra aynı zamanda fotoğraf eğitmeniyim. Ege ile ilk tanıştığımızda, fotoğrafçılık kulübü için seçim yaparken Ege'ye 'Fotoğraf çekmeyi sever misin?' diye sordum. O, kollarını gösterdi ve 'Ben çekemem öğretmenim' dedi. Ben de, 'Sana fotoğraf çekip çekemeyeceğini değil, fotoğrafı sevip sevmediğini soruyorum. Eğer seviyorsan, ben sana fotoğraf çektiririm' dedim. Bu, 3 yıl önceki bir hikayeydi. Bana, fotoğraf çekmek istediğini söyledi. O zamanlar küçük bir cihaz geliştirerek Ege'nin fotoğraf çekmesini sağladık. Ege bu yıl da TEKNOFEST'e gidip orayı görmek istedi. Orayı gezme hayalimiz vardı ancak süreç içerisinde bir proje geliştirdik ve festivale yarışmacı olarak katıldık. Bu çok gurur vericiydi. Bir ay boyunca öğrencilerimiz gece-gündüz çalıştı. 2. olmamız nedeniyle çok mutlu olduk. Yarıştığımız kategoride çok sayıda yarışmacı vardı ancak ekiplerin içinde tek engelli birey Ege'ydi. Proje, Ege'nin istekleri doğrultusunda, okuldan öğrenilen bilgilerle geliştirildi. Yani projede yol gösterici Ege oldu. Bizim isteğimiz, daha fazla engelli bireye hitap edebilmek. Onların özel isteklerini karşılayabilmek. Meslek hayatımda Ege gibi bir öğrencim oldu ve ondan çok şey öğrendim. Hayata bakış açım değişti."

"Yüzde 98 engelli öğrencimizi yüzde 100 hayata bağladık"

İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Mücahit Yentür, İzmir'e ödülle dönen Egeli Yiğit Efeler'i tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Semiha-İrfan Çalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Celal Tetik, "Çok gururluyuz. Ege gibi çocuklarımıza imkan verildiği zaman onlarla başaramayacağımız hiçbir şey yok. Okul olarak yüzde 98 engelli öğrencimizi yüzde 100 hayata bağladık. Öğretmen ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" derken, okul aile birliği başkanı İmdat Kesici de, "Öğrencilerimize bu imkanları sağladıkça nasıl bir başarı, gurur, onur elde edildiğini bu projeyle görmüş olduk" ifadelerini kullandı.

"Onun yanından ayrılmayacağız"

Ege Katmerci'ye eğitim hayatında en büyük destek de anne ve babasından geldi. Anne Şengül Katmerci, "Projenin çıkması çok kolay olmadı ama hiçbiri yılmadı. Çalışmaya devam ettiler ve inandılar. Ege en çok derste parmak kaldıramadığı için sıkıntı yaşıyordu. Sınava girerken kalemi Ege'nin parmaklarına sıkıştırıyorduk ama sınav başladığında kalemi düşebiliyordu. Yanlış yaptığında silemediği oluyordu. Arkadaşlarının dikkatini dağıtmamak için öğretmenlerine seslenmek istemiyordu. Ege fotoğraf makinesi ya da cep telefonunu tutamadığı için fotoğraf da çekemiyordu. Ders girişlerinde kapı tıklatamadığı zamanlar Ege ileri-geri yapıp kapıya vurmaya çalışırken ayaklarını zedeliyordu. Tüm bu sorunlara karşı aparatlar geliştirdiler" dedi. Baba Dinçer Katmerci de, "Bu bir ekip çalışması ama Ege'yi destekleyecek bir ailenin de olması gerekiyordu. Biz her zaman okul yönetimine ve diğer arkadaşlarına, Ege'nin ailesi olarak destek olmaya çalıştık. Ege bizim gururumuz. Ege bizim her şeyimiz. Hayatımız imkan verdiği sürece onun yanından ayrılmayacağız" diye belirtti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum