Türkiye-Almanya ticaretinde güçlü entegrasyon
Almanya, 2026'nın ilk çeyreğinde de Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı oldu.
Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bige Yücel, Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleşerek sürdüğünü belirterek, ticaretin yalnızca ham maddeye değil, yüksek katma değerli üretime dayandığını vurguladı.
Yücel, iki ülkenin sanayi üretim zincirlerinde güçlü bir entegrasyon yakaladığını ifade ederek, özellikle orta ve yüksek teknoloji ürünlerinin ticaretteki payının giderek arttığını söyledi. Türkiye’den Almanya’ya yapılan ihracatta otomotiv sektörünün başı çektiğini belirten Yücel, makine, elektrik-elektronik ve beyaz eşya gibi alanların da öne çıktığını dile getirdi.
2026 yılı verilerine değinen Yücel, Türkiye’nin ocak ayı ihracatının 20,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini, bunun 1,78 milyar dolarlık kısmının Almanya’ya yapıldığını kaydetti. Şubat ayında ise toplam ihracatın 21,1 milyar dolara yükseldiğini belirten Yücel, Almanya’nın ana pazar konumunu koruduğunu ifade etti.
Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim ürünlerinin Almanya pazarında güçlü talep görmeye devam ettiğini söyleyen Yücel, demir-çelik ile gıda ürünlerinde de istikrarlı bir ticaret hacmi bulunduğunu aktardı. Almanya’dan Türkiye’ye yapılan ithalatın ise daha çok yüksek teknoloji ve yatırım mallarından oluştuğunu belirtti.
Yücel’e göre bu tablo, Türkiye’nin üretim ve tedarik gücünü, Almanya’nın ise teknoloji ve sanayi altyapısını ortaya koyan karşılıklı bir bağımlılık ilişkisine işaret ediyor. İki ülke arasındaki ticaretin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurgulayan Yücel, teknoloji transferi, tedarik zinciri iş birlikleri ve yeşil dönüşüm alanlarında da önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti.
Özellikle Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri kapsamında Türk sanayisinin dönüşüm sürecinde Almanya’nın teknik bilgi ve teknoloji desteğinin kritik rol oynayacağına dikkat çeken Yücel, önümüzdeki dönemde iş birliklerinin daha da artacağını öngördü.
Ayrıca veri merkezi yatırımlarına da değinen Yücel, Türkiye’de hızla büyüyen bu alanın hem dijital dönüşümü hızlandıracağını hem de Alman teknoloji şirketleri için yeni fırsatlar yaratacağını belirtti. Yücel, yaklaşan COP31 sürecinin de iki ülke arasındaki ekonomik ve çevresel iş birliklerini güçlendirecek önemli bir eşik olacağını sözlerine ekledi.