Şehir Plancıları'ndan "niyet protokolü"ne sert tepki
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında Basmane Çukuru için planlanan niyet protokolünün kamu yararına aykırı olduğunu belirterek 'Bu kentten elinizi çekin' çağrısı yaptı.
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi’ndeki 1039 ada 8 parsele ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) arasında yapılması planlanan niyet protokolüne sert tepki gösterdi. Oda, söz konusu protokolün kamuya ait bir alanın pazarlık konusu edilmesi anlamına geldiğini savundu.
Oda tarafından yapılan açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 16 Ocak 2026 tarihli meclis gündeminde yer alan ve belediye, TMSF ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi tarafları arasında niyet protokolü yapılmasına ilişkin önergenin mecliste oybirliğiyle kabul edildiği hatırlatıldı. Mülkiyeti ve hukuki statüsü uzun süredir tartışmalı olan alanla ilgili bu kararın, kentin geleceğini doğrudan etkileyecek nitelikte olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Basmane arazisine ilişkin sözleşmenin geriye dönük feshi için açılmış davalar devam ederken ve alanın tamamının yeniden belediye mülkiyetine geçmesi olasılığı gündemdeyken TMSF ile protokol yapılmasının kamuya ait olandan “feragat” anlamına geldiği ifade edildi. Şehir Plancıları Odası, “Bu protokol ile Basmane arazisi açıkça pazarlık konusu edilmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Oda, devam eden yargı süreçleri sürerken hangi kamu yararının gözetildiğinin açıklanması gerektiğini belirterek, kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerin şeffaf ve katılımcı belediyecilik ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu. Açıklamada, 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanmadan yapılan ihale ve buna bağlı tapu devirlerinin derhal iptal edilmesi çağrısı yapıldı.
Basmane arazisinin kent merkezinde bu ölçekte ve konumda nadir bir kamusal alan olduğuna dikkat çekilen açıklamada, alanın bedelsiz biçimde yeniden kamu mülkiyetine geçirilerek kamu hizmetleri için değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Aksi yönde atılacak adımların İzmir’in kamusal varlıklarında geri dönülmez kayıplara yol açacağı ifade edildi.
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclisi’ni kamu mülklerinden feragat anlamına gelen bu tutumdan vazgeçmeye çağırarak, İzmir halkını kentin geleceği olan kamusal alanları birlikte savunmaya davet etti.