Koronavirüse davetiye gönderiyorum!

8 ay önceki kazada oğlu yaşamını yitiren acılı anne Serpil Varol'un feryadı: "Oğlumun ölümüne neden olan sürücü dışarıda serbest geziyor, adalet bir an önce yerini bulsun. Oğlumun kanı yerde kalmasın. Yoksa virüsü davet edip, oğlumun yanına götürmesini isteyeceğim."


Bahri KARATAŞ (KHA) 

Urla'da 8 ay önce trafik kazasında yaşamını yitiren iki çocuk babası Serhat Varol'un annesi Serpil Varol, adaletin biran önce yerine gelmesini istedi. Anne Varol, "Hergün oğlumun mezarına su götürüp döküyorum. Virüsün nerede olduğunu bilsem davetiye gönderirim. Gelip beni oğluma götürsün" dedi.

Kaza, geçtiğimiz 14 Nisan'da Sanayi Sitesinde meydana geldi. Nakliyecilik yapan evli ve iki çocuk babası Serhat Varol'a, yolun karşısına geçmek isterken, aşırı süratli gelen otomobilin sürücüsü çarptı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Serhat Varol, tedavi altına alındı. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi altında olan Varol, 22 Nisan' da yaşamını yitirdi.

Serhat Varol' un kaza anı güvenlik kamerası tarafından da, saniye saniye kaydedildi. Varol'un ölümü ailesini, sevenlerini ve tüm Urla'yı gözyaşlarına boğdu. Gözaltına alınan sürücü tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 

ACILI ANNENİN FERYADI

Oğlunun kazada çok ağır yaralandığını, kalbinin durduğunu, Urla Devlet Hastenesi’nde tekrar hayata döndürüldüğünü ve makinaya bağlı olarak Dokuz Eylül Hastanesi'ne kaldırıldığını söyleyen acılı anne Serpil Varol, "Biz hastane de o gece yavrum ölüyor diye feryat ederken, o cani serbest bırakıldı. Oğlum, hayata gözlerini kapatana kadar, hastane kapısından bir saniye bile ayrılmadım. Ağlayarak, bağıra bağıra dualar ettim. Ne olur evladım yaşasın diye. Ben kapı önünde dua ederken, oğlum yoğun bakımda makinaya bağlı ne gözünü açtı, ne kendisi bir nefes aldı. Yalvardım yavrumun yanına 1 dakika  bile giremedim. Virüs var dediler. Bir yudum suyla dudaklarını ıslatamadım" dedi.

YAVRUMA SON GÜNLERİNDE ANNELİK YAPAMADIM

"Oğlum bana öyle güzel bir evlatlık yaptı ki,ama ben ona son günlerde annelik yapamadım. Yazıklar olsun benim gibi anneye" diye konuşan Serpil Varol şunları söyledi:
"Şimdi yavrum için bir şey yapamıyorum. Ne avukattan, ne de savcılıktan bir şey öğrenemiyorum. Virüs var diye, savcıyla beni görüştürmüyorlar. O caniyi savcı serbest bırakırken, virüsü tatile mi gönderdiler acaba? Sesimi kimseye duyuramıyorum." 

HER GÜN  MEZARINA GİDİYORUM

"Yavrumun mezarına gidip dua ediyorum, hiç birşey yapamadığım için ondan özür diliyorum" diye konuşan anne Serpil Varol, "Oğlumun mezarına evden içme suyu götürüyorum. Mezarı başında yasin okuyorum. Evden oku gönder diyorlar. Sorarım sizlere 'okumak gider de, su gider mi'. Oğlum eve geldiğinde suyunu kendi içerdi. Bir bardak da bana verirdi. Şimdi yavrum suyu benden bekliyor. Hafta sonları yasak diyorlar. O günlerde mezarına yürüyerek gidip geliyorum. Artık ne yasaktan ne de virüsten korkuyorum. Virüsün nerede olduğunu bilsem davetiye gönderirim, 'Gelin beni oğluma götürün' diye. Korktuğum tek şey, oğlum için hiç bir şey yapamamak. Yavrumun yüzüne nasıl bakarım. Onun kanı yerde kalmasın. Adalet biran önce yerini bulsun. Onu hayattan koparan sürücü biran önce yargılanıp ceza alsın. Bu biraz olsun yüreğimize su serper" dedi.