Karabulut: İnciraltı'nda su kalmadı, tarım bitti

İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER) Başkanı Tayfun Karabulut, 2019 yılında kuyu sularında 8 bin 120 olan EC oranının 2022 analizlerinde 16 bin 630'a yükseldiğinin tespit edildiğini, klor miktarının da 70,50'den 123,00'a çıktığını söyledi. Karabulut, yer altı sularındaki tuzluluğu nedeniyle bölgedeki okaliptus ağaçlarının bile kuruduğunu dile getirdi.

Yıllaroır planlama bekleyen İnciraltı'nda yer altı sularındaki tuz oranının giderek artış gösterdiği açıklandı. Bölgede tarımın artık mümkün olmadığına vurgu yapan İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER) Bakanı Tayfun Karabulut, 2019 yılında yer altı sularında 8 bin 120 olan EC (Elektriksel iletim) oranının, geçen hafta yapılan analizde 16 bin 630 olarak tespit edildiğini söyledi. Karabulut ayrıca, yeraltı sularındaki klor miktarının da üç yılda 70,50’den 123,00’a yükseldiğini sözlerine ekledi.

'AĞAÇLAR KURUMAYA BAŞLADI'
Her ağacın tuzu tolere edecek gücü olduğunu ancak tuzun iyice artması nedeniyle bölgenin simgesi okaliptus ağaçlarının kurumaya başladığını anlatan İNGEDER Başkanı Karabulut, “Tuzluluk o kadar çok artmış ki, bölgede tarım yapmanın imkansız hale geldiği bir kez daha kanıtlandı” dedi. Karabulut, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İnciraltı ve Bahçelerarası her geçen gün, İzmirli toprak sahipleriyle birlikte yok oluyor. Bu gerçeği her platformda haykırıyoruz. Unutulmamalıdır ki, İnciraltı ve Bahçelerarasını gecekondulaştırmayan, koruyup bugünlere getirmeye çalışan , kanun ve nizamdan ayrılmayan, İzmirli toprak sahipleridir. 5 milyon metrekare topraklarımız plan bekliyor. Buraya gökdelenlerin yapılmayacağını da her fırsatta dile getirdik. Gökdelen istemiyoruz. Yıllar önce tarım vasfına sahip olan İnciraltı ve Bahçelerarası’nda, son 25 yıldır başlayan çevre yapılaşma koşulları ve son yıllarda toprak altında inşaatı devam eden Narlıdere metrosu ile yaşanan depremlerle teleferikten gelen yeraltı sularımız kesilmişti. Yıllar önce başlayan borlanma sorunu ile dağdan gelen suyun kesilmesi ve denizden gelen suyun baskılaması ile, şiddetli derecede tuzlanma ve klor sorunu yüzünden artık tarım vasfını uzun yıllar önce bittiğini şehrimize hep haykırdık. Hatta bu yeraltı sularındaki tuzlanma ile mevcut ağaçlar için de risk oluşturduğunu da aktarmıştık. Bunu bilimsel tespitler ile de anlatmaya çalıştık.”



"BİZE 'KUYULARA SU DÖKTÜLER' İFTİRASI ATTILAR"
Bölgenin sembol ağaçlarından okalistusların kuruduğuna dikkat çeken Başkan Tayfun Karabulut, “Tuzluluk o kadar arttı ki, tuzu tolore etme gücü olan okaliptus ağaçları kurumaya başladı. Toprak sahiplerinin kuyulara bilerek tuz attığını iddia etti bazı insanlar. Bu alçakça söylenmiş iftira atma hadsizliğidir” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnciraltı Gelişim Derneği olarak; İzmir’in yararına ve biz İzmirli toprak sahiplerini mağdur etmeyecek İnciraltı planlarının bir an evvel çıkması için bugüne kadar ümidimizi hiç kesmedik. Bugüne kadar sorunların aşılması için kendi çabalarımızla, yalnız başımıza hiç yorulmadan gücümüz yettiğince hakkımızı aramaya ve sermayeye hakkımızı bu sürede yedirmemeye çabalıyoruz. Sesimizin bazı zamanlar İzmir’den pek duyulmaması ve Ankara’nın duyması için köprülere çıkarak adeta çığlık attık. Sesimizin duyulduğuna inanıyoruz ve inşallah yakın zamanda da İzmir ve biz İzmirli toprak sahipleri, İnciraltı planına kavuşacağız. Bu arada kuruyan okaliptus ağaçlarımıza yenilerinin eklenmemesi için Balçova ve Büyükşehir belediyelerimizin gerekli önlemleri almalarını istiyoruz. Tuzluluk oranının üç yılda yaklaşık iki kat arttığını görüyoruz. Geçmişinden bugüne İnciraltı ile özdeşleşen kamusal alanlarda bulunan, gaddar-dayanıklı ağaç çeşidi olarak bilinen okaliptus ağaçlarını ve bölgemizde neredeyse asırlık ağaçlarımızın tespit ederek, korumaya ve takibe alınmasını istiyoruz. Bu sembol ağaçlar gelecek nesilleri ve planlı İnciraltı’nı görsün. Bizler bugüne kadar her türlü zorluğa katlandık ama ağaçlar, bu kadar yoğun tuza katlanamaz.”